06 01 2009
Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri arrow Z. Defteri (Arşiv)
 

Z. Defteri (Arşiv)




Deniz Camur    21 Temmuz 2008 00:54
Süleyman abinin mesajina birebir katiliyor, Zeynel ve Dilek kardeslerime ömür boyu mutluluklar, radyomuzun degerli yöneticisi Boyraz ailesinin mutlulugunuda paylasiyor, herseyin tüm sevenlerin ve sevilenlerin gönüllerince olmasini diliyorum.

SÜLEYMAN DEMİRELİ    20 Temmuz 2008 23:20
SEVGİLİ CANLARIM MUTLULUKLAR DİLİYORUM

Sevgili ZEYNEL ve DİLEK sizlere bir ömür boyu mutluluklar diliyorum düğününüzde yanınızda olamadığım için çok çok üzgünüm ama kalbimiz hep sizlerle bugün mutlu yarinlerden hep umutlu aydınlık günlerde bir yaşam diliyorum sizlere öpüyorum gözlerinizden LEYLA ablamın Hıdır abimin ellerinden öpüyorum .


Ayrıca MUHARREM babanın kızı sevgili kardeşimin mutluluklarını paylaşır mutluluklarınızın bir ömür boyu sürmesini diler saygı deger MUHARREM Babanın ellerinden öper sağlıklı mutlu günler temenni ediyorum

duygu aydin    20 Temmuz 2008 19:42
Radyomuza Eymir44 nick ile gelen ALİ HAYDAR ABİ'nin babaannesi Fatma Alp Teyze'nin vefatını üzülerek ögrendim..merhumeye allahtan rahmet,ALP AİLESİ ve sevenlerine de allahtan sabır dilerim....
~~Duygu-iZMiR~~

kazim kaya    20 Temmuz 2008 00:42
merhaba değerli arguvan halkı. ümit ederim herkes iyidir.

SİTENİN AÇILIŞINI CEMAL ÖZTAŞIN TÜRKÜLERİ İLE YAPMASINI RİCA EDİYORUM. SİTEMİZ İCİNDE DOLAŞIRKEN ARGUVAN HAVASI DİNLESEK ÇOK İYİ OLUR. TEŞEKKÜRLER.


TEKRAR HATIRLATIYORUM 96 ARGUVAN LİSESİ MEZUNLARI NERELERDESİNİZ. SİTEDE HİC BİRİNİZE RASTLAMIYORUM.
Site Yorumu Site Yorumu:
Merhaba Kazım Kaya Site İçerisinde Radyo Bölümü Var Oradan İstediginiz Sanatcı Ve Müzik Dinleyebilirsiniz www.arguvaninfo.com

Ali RIZA UĞURLU    19 Temmuz 2008 11:44
SOL UNUTULDU MU?

Nereden çıktı o 27 Mayıs la oluşturulan bu yargı organları?, şimdi birbirimizi tek tek yiyene dek, çoktandır toptan hesabımız görülmüş, dinimize göre kıblemiz gösterilirdi, atardık sağ kulağı yerlere, ne aş nede iş, rahatımıza bakardık. AKP liler Dau da yapıyor, cennetlik olur bu dünyanın kavgasından belasından da yakayı alıp kurtulmuş olurduk. Malatya da 16. TEMMUZ 16, Kayısi fuarı açılışında bakanların, İstabnbul Bel.Başkanı ve çok sayıda AKP lilerin hazır bulunduğu resmi yemekte S. Baykal için dua etmişler, akıl istemiş, amin çekmişler. İşte sitemin asıl yüzü. 80 kusur senelik cumhuriyet Türkiyesinde, çağdaşız, aydınız diyen büyük bir kitleyi arkasında sürüklemesini becerebilen birisi için daha ne akıl istedi AKP liler? Şaşılacak şey doğrusu.
Tüm imkanların kaynağını kurutup özelleştirme yoluyla bir çoklarını aşsız işsiz bırakarak emir komuta zinciri oluşturuldu. Hani tek yol devrim demiştik. Şimdiyse, TC Devleti tam anlamıyla bir AKP devleti olmadı mı?
Bu ülke o kadar süreçte adım adım geri alınacak ve insanları gelişen uzay çağında, buna mı teslim olacaktı? Hani biz dünyaya huzuru sosyalist bir sistemle sunacaktık. Çağın ayıbı sistemcilerin sistemini yıkmak için, o mücadeleden vaz mı geçildi? Olur mu kardeşim, Demokrasi dedik, o da araç oldu işte.
Peki şimdi ahı gitmiş vahı kalmış sistemde kim kimi alt edecek, o sonucu mu bekliyoruz?
Emperyalizmin tek yönetmelikle yönlendirdiği yeni dünya düzeninde, kavga bitmez kardeşim.
Küçüklere okul, gençlere iş, yaşlılara bakım ve huzur, bunları akla getirip sözünü eden birilerini duyuyor muyuz? Savaştan, soygundan başka, hangi haberi sunuyor medya insanlara?
Namuslu bazı hukuk adamları köşeye sıkıştırılmaya çalışılıyor.
Sevgili gençler, kıt kanaat okuyabilseniz de, el ayak öpüp yalvara yakala polis yada paralı asker de olabilirsiniz.
Silah beliniz de, hırsız kaçak terör kovalarsınız, yada savaşa derler, can verir can alırsınız. Biraz geçinebilecek para geçer elinize. Ancak işiniz gücünüz bir avuç vicdanı çamurlunun üstüne oturduğu sistemi koruma emrine alınırsınız. Bu gün gidişat bu, tüm dünyada çizilen yolda budur.
Şimdi bazı ağızlara açtık kulaklarımızı, ne dedilerse kapıp kafa arkalarını o boş laflarla şişiriyoruz.
Kısa bir süre önce S. Cavit ÇAĞLAR ettiği işlerden dolayı omuzlara alındı, En büyük sensin başka büyük yok dendi. 15.07.08 günü S.Sinan AYGÜNÜ bırakıldığı yol boyu konvoyda, seninle bu ülke gurur duyuyor dendi, öpe okşaya götürdüler evine. Kasasını açıyorlar 3 Milyon Euro çıkıyor içinden. Allah yürü kulum demiş, o da koşup aldığını koymuş oraya.
Olsun, çalıp kaçırandan, öldüren ve öldürtenlerden kimler omuzlara alınıp kahraman ilan edilmedi ki.
Her neyse. Sanırım farkındasınız. Ben bazen kestirmeden sözü şiire dökerim.
1975 de 33 yıl önce yazmıştım, BBDKG kitabıma koyduğum o şiirden bir dörtlük alayım buraya.

Efeler beyler paşalar
Cihanı sardı tasalar
Para saklayan kasalar
Açlar var.

S.Sinan la ilgili anlattıklarım kesin Ergenekonla alakalı değildir. Adam 3 Milyon Euroyu kasaya kilitleyip çıkmış dibe vurmuş ekonominin dibini anlatıyor halka.
50 yıllık DP.ADP.DYP ve izlenen o politikalarla bu gün buralara gelinmedi mi? S.Sinan sürdürülen o politikaların 2007 genel seçimlerinde son ve yeni adı DP den millet vekil adayı olarak siyasete hazırlanmamış mıydı? Biz bu davulu o bıraksın öbürü çalsın demiyoruz
Sosyalizm diyen diller koparsın o zincirleri artık. Şimdiyse, kirli eli yüzü bellisiz bir düzende yalvarıp yakınmak için AKP li dayı aranıyor.
Bizim insanlarımız bunlara asla laik değildi. Yan yana yaşamanın koşulu, hayatı eşit çağdaş bir hukuk la sistemleştirip, onuru da, gururu da yaşamla uyarlamalıyız, diye yola çıkan o yoldaşlar hani nerede? Bu sistemin adı da çoktan konmuştu, Sosyalizm&
Merhum Turgut ÖZAL satacağım demişti, şimdi rahat yatsın, elde avuçta ne varsa sattılar, kurduğu düzen Emevi din kuralları üstüne oturtuldu, onunla her dedikleri ABD yi de mutlu edecek türden alabildiğine işliyor.
İçinde bulunduğumuz kaygılı korkulu ortamdan dönmek için, yeniden bir çağdaş yapılanma neden akla gelmiyor?
Atı alan Üsküdar ı geçti, bu akılla kır eşeği tımarlasak n olur, çullasak n çıkar?, demesin kimse, bu soruları herkes önce kendine ve sora da birilerine sormalıdır. Çözüm kolay, çare yan yana tüm sıkıntıları birlikte yaşayan halk yığınlarındadır. Çünkü olan asıl onlara oluyor. Gelecek daha da karanlıklara itilmeden, zararın neresinden dönülse kardır. Halk hepsini denedi, demokrat çağdaş hareketin önü açık, sosyalist bir yapı için, el ele, tüm olumsuzlukların üstesinden gelecek net bir programla geç kalınmamalı diyorum&

Saygılarımla.

muharrem boyraz    19 Temmuz 2008 06:56
Yalçın BAYER
ybayer@hurriyet.com.tr

YÖK ve Gül sınavda


ANKARAdan bir profesörle konuşurken, Erzurum Atatürk ve Samsun Ondokuz Mayıs rektörlük seçimleri ile ilgili yazılarımızı dikkatle okuduğunu söylüyor. 20 kişilik YÖK Yönetim Kurulunun seçiminden sonra üniversite yönetimlerinin kimlerin eline geçeceğine dair esas damgayı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül vuracak.

Cumhurbaşkanı Gülün, Köşkte üç kişilik bir heyet oluşturarak isimler üzerinde inceleme yaptığı belirtiliyor.

Önümüzdeki hafta başından sonra YÖKün her üniversite için belirlediği 3er isim belli olmaya başlayacak.

Seçimlerde ilginç ve sürpriz isimlerle karşılaşılacak.

İnsanların bir kısmı güçlünün yanında oluyor, çağdaş denilen insanlar bile buna dahil... Son rektör adayları seçiminde bu yaşandı; bireysel çıkar düşüncesi, kurumsal ve ulusal kaygıların önüne geçebiliyor.

ORAL ÇELİKİN AKRABASI

Bugün Malatya Üniversitesinden söz edelim. 409 öğretim üyesinin katıldığı seçimde Prof. Cemil Çelik 183 oy alıyor. Çelik kimdir? Samsunda doçent ve prof.luğunu almış; veteriner profesörü...

Cemil Çiçek Adalet Bakanı iken, kendisini Adlı Tıpta görevlendiriyor; kadrosu Samsunda kalmak kaydıyla... Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. R. Ferit Bernay kabul etmeyince kadrosunu Adalet Bakanlığına aldırmak zorunda kalıyor. Ardından hukuk dışı sayılan TÜBİTAK yönetimine Başkan Danışmanı oluyor. Kartvizindeki tanımı TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanı olarak gözüküyor. Hakkında çok şeyler konuşuluyor Cemil Çelikin... Geçmişte Abdi İpekçinin öldürülmesi ve Papa suikastı girişimlerinde adı geçen Oral Çelikin yakın akrabası olması... Bir yakınının eroin işinden yakalanması, bir başka yakınının da eroin işinden öldürülmesi...

Prof. Cemil Çelikin, 33 yıllık İnönü Üniversitesinde bir tek gün bile görev yapmamasına rağmen -zaten Veterinerlik Fakültesi yok Malatyada- oylamada en yüksek oyu alması çok ilginç karşılanıyor.

Prof. Çelik, seçim çalışmalarını bir yıldır beri sürdürüyormuş Malatyada...

ÖĞRETİM ÜYELERİNİ TEHDİT

Öğretim üyesini dinliyoruz:

"Bazı öğretim üyelerini TÜBİTAKa davet edip vaatlerde bulunmuş. Hatta Malatya Belediyesine Eğitim ve bilimin kalkınmadaki yeri; Fransa ve Avrupa örneği başlıklı bir panel düzenlettirmiş. Kendisi de Malatyalı olan, Fransa Rouen Üniversitesi Rektörü Prof. Cafer Özkulu da davet ettirmiş.

İlk konuşmayı yapan Prof. Cemil Çelik, panel konusu ile ilgili konuşma yapmak yerine son yıllarda üniversiteler ile siyasi iktidar arasında yaşanan sorunların bir tarafı olarak adeta siyasi iktidarın sözcülüğünü yapmış. Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Fatih Hilmioğlu, iki yardımcısı ve iki dekanla ayrıca Fransadan gelen Rektör Özkulu dinlemeye gelen Afyon Üniversitesi Rektörü Prof. Ali Altuntaş toplantıyı terk etmişler. Üniversite kulislerinde, Prof. Çelikin "Cumhurbaşkanlığından, Başbakandan ve YÖK Başkanından icazet alarak geldiğini" geldiğini belirtilerek, "Sizlerin şimdiye kadar yaşadıklarınızın intikamını almaya geliyorum" dediği konuşuluyor.

Yine seçim propagandası sırasında bazı öğretim üyelerinin, ya kendisi ya da kendisini destekleyen kişilerce açıkça tehdit edildiği de biliniyor."

GÜNÜN SÖZÜ

"Hile, oyunu kazandırsa da, kaderi değiştirmez."

(Bir Arap deyişi)

80 Prof. ithal adaylara oy verdi mi

TURGUT Özal Tıp Merkezi, 500 trilyonluk maliyeti ile Türkiyenin en pahalı sağlık yatırımı olarak bilinir.... Böyle bir merkezi yönetmek üzere bir veterinerin bu üniversitede en yüksek oyu alması, esasında bu işin tamamıyla ideolojik eksende yapıldığının göstergesidir. Biz adaylara devam edelim... Seçimden 170 oyla 2. çıkan aday Prof. Sezai Yılmaz... 10 yıldır Malatyada görev yapan Yılmaz, iki yıldan beri de Tıp Fakültesi Dekanlığını sürdürüyor. Prof. Yılmaz, üniversiteye bağlı Turgut Özal Tıp Merkezini, karaciğer naklinde Avrupa birinciliğine, dünyada da ikinciliğe taşımış bir tıp adamı...

3. sıradaki aday İstanbul Üniversitesinden gelen bir kardiyoloji profesörü İbrahim Keleş, 20 oy alabildi. Bu kişi de öğretim üyelerini dolaşırken, "Ben dini bütün bir Müslümanım... Sizler de muhtemelen benim gibi değilsiniz" diyen bir aday... En acısı, kadrosunda 80 profesör olmasına karşın üniversiteye rektör adaylığı için gelen iki adayın; Prof. Çelik ve Prof. Keleşin, oyların % 50sinden fazlası alması, üzerinde düşünülecek bir gelişme... Hocamız diyor ki:

"Bu durum bile Malatyadaki seçimde ideolojik tercihlerin rol oynadığının çok açık bir göstergesidir."

Bir zamanlar oruç tutmadığı için öğrencilerin öldürüldüğü ve her gün öğrenci olaylarının yaşandığı bir üniversiteden, son sekiz yılda bir tek öğrencinin bile burnunun kanamadığı bir üniversite ortamına ulaştı İnönü Üniversitesi... Ayrıca, bir köy görümünde olan üniversiteden yapılan fiziki değişikliklerle Türkiyenin en güzel kampusu arasına girdi. Bilimsel araştırmalarda da 2006 yılında 53 devlet üniversitesi içinde ODTÜden sonra 2. sıraya yükseldi; karaciğer naklinde de en başarılı üniversitelerden biri oldu."


İdeoloji ve ağzı sulandıran ihaleler

ÖĞRETİM üyesi dostumuza sorduk: "Sadece ideoloji mi var; başka bir şeyler daha olamaz mı, rektörlük için bu kadar talepkár olmanın..."

Yanıtı şöyle oldu:

"İnönü Üniversitesinin, bu siyasal iktidar döneminde Cumhuriyetin temel niteliklerini savunmada göstermiş olduğu ödünsüz tutum ve davranışı dikkate değer bir olgudur. Evet, her yıl ortalama 50 milyon YTLlik ihale yapılmaktadır. Bu ihaleler tabii ki birtakım kişilerin ağzını sulandırmaktadır."

Fazıl Saya fahri profesörlük ünvanı verildiği, Türkiyedeki virtüöz sınıfındaki tüm sanatçıların konserler verdiği, konservatuvarı bulunduğu, böylece sanatsal anlamda da sadece bulunduğu ili değil, bölgeyi de etkileyen bir yapıya kavuşan 17.500 öğrencili İnönü Üniversitesi yeniden eski karanlık günlerine dönerse çok yazık olacak.


NOT:Kaynak HÜRRİYET Gazetesi

ahmet ercan    18 Temmuz 2008 17:34
Bektş sarı dostumuzun yazısına anlam vermekten inanın zorlaniyorum.bazı arkadaşların anlamsız niklerle girdiğini yazmış,bu anlamsız bulduğu nikleri yazmış olsaydı daha düğru olurdu,örneğin ben (renas_rozerin)niki ile giriyorum bu nikim çok anlam yüklüdür ve benim kültürümdür yaşam biçimimdir kendi adıma söylüyorum ve kimseye karşı dakamuflaj olmiyorum öyle bir gereksinimde ihtiyacım yok ve yine kürtçe yazışmalarda rahatsızlığını belirtiyor öte yandan ana dille yazışmaların doğruluğunu anlatiyor benim ana dilim kürtçedir ana dilimle yazışmadan daha doğal bir hak olabilirmi insanların doğuştan olan hakları vardır bizler o haklara saygı duymaktan öteye gidemeyiz eğer biz o doğuştan olan haklar üzerinde tahaküm kurmaya çalışırsak ırkçı miliyetçi ve faşizanca bir durum sergilemiş oluruz.hepimizin gururla bahsetiğimiz ve her fırsata dile getirdiğimiz arguvanın bir mozaik olduğunu anlatmiyormuyuz işte bize düşen bu mozağiği korumaktır.faklılıklarımız zenginliğimiz olmalı.şairin dediği gibi yaşamak bir ağaç gibi özgür ve hür bir orman gibi kaşdeşçesine olmalı
saygılarımla
Site Yorumu Site Yorumu:
Sayın Ercan; bahis konusu yazıdaki iki farklı konuyu birleştirip tek konu haline getirip güzelce harmanlamışşsınız.
Bektaş Amcanın mesajındaki değinilen konular:
Anlamsız niklerle girilmesi ilk konudur, yazışmalarda Kürtçe yazılması ikinci bir konuydu.
Sitenin ve de Radyonun birinci derece Sorumlusu olarak sizden ve bu tip konuları gündeme getirerek Arguvan bazında Suni bir gündem ve Polemik yaratılmasını, helede herkesi kucaklar bir duruş sergileyen www.arguvaninfo.Com ve de Radyo Arguvan Çatısı altında bunun yapılmaya çalışılmasını hiçbir şekilde hoş karşılamayacagımızı, hassasiyetinizi dile getirirken bizleri mahkum eder ve öğretici yaklaşımınızın yanlışlığının umarız farkına varırsınız. Radyo ve Site olarak Milliyetler, Diller ve de Mezhepler üzeri duruşumuzdaki kararlılığımız devam edecektir.
Bu noktada her iki tarafın(!) hassasiyetleri bizlerin tarafsız ve herkesi kucaklar duruşumuzun belgesidir. ´Bu her iki tarafın diğeri Bektaş amca değil, Irkcılık yapan ve bu temelde rahatsızlığını bize küfür ve hakaretlerle bildiren kişilerdir. Buna ek olarak yazışma alanındaki Lisanın Türkçe olduğunu, bunun sağlıklı İletişim açısından mecburi olduğuda tarafınızdanda kabul görecektir sanırsam. Kimselerin Özel görüşmelerini hangi dilde yaptığına saygılı olduğumuz gibi dinleyicilerimizinde Genel alandaki Ortak Lisans konusunda bizlerin Formatına uymasını önemle arz ederiz.

Saygılarımızla
www.arguvaninfo.com
Arguvan FM Yönetimi adına
Deniz Çamur

recep tayyip kuş    18 Temmuz 2008 09:27
slm ben arguvan tatkınıktan tayyip bütün arguvana slm

MURAT GÜVEN    17 Temmuz 2008 20:57
EYMİR KÖYÜMÜZÜN TARİH DENİLEÇEK YAŞTAKİ BİR BÜYÜĞÜMÜZÜ YİNE HAKKIN RAHMETİNE YOLLADIK RADYOMUZA EYMİR44 NİKİ İLE GELEN DEYERLİ ALİ HAYDAR ABİNİN BABANNESİ MERHUM FATMA ALP (FADİK) TEYZE HAKKIN RAHMETİNE YÜRÜMÜŞTÜR YAKINLARINA BAİSAGLIGI MERHUMADA ALLAHTAN RAHMET DİLER MEKANI CENNET OLSUN MURAT GÜVEN ( SOLYANIM)

ANKARA ARGUVANLILAR    17 Temmuz 2008 10:59
D U Y U R U


2008  2009 dönem Saz, Ses, Folklor, Satranç kursları için Dernek Büromuzda kayıtlar başlamıştır. İlgilenen hemşehrilerimizin Dernek Büromuzda kayıt yaptırmaları önemle duyurulur. Ayrıca önceki dönem olduğu gibi bu dönem de Matematik, Türkçe, İngilizce, Fen ve Sosyal bilgiler derslerinden etüt yapılacaktır.

Saygılarımızla&


Ankara Arguvanlılar Kültür ve
Dayanışma Derneği
Yönetim Kurulu adına

Asım AYDOĞDU
Başkan

ADRES: Kumrular Caddesi No:4/6
Kızılay/ANKARA

Tel: 425 44 33  0 532 346 12 70


1689
Defterdeki Mesajlar