07 01 2009
Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri arrow Z. Defteri (Arşiv)
 

Z. Defteri (Arşiv)




AliRiza Uğurlu    27 Kasım 2007 22:08
SAPTIRMACA SAVSAKLIKTIR

Gündeme kerhen sıkıştırılmış bir konu var, Alevilik. Kaba olacak amma, inatlaşmanın, dayatmanın, hiç bir gücü beklediği sonuca götürdüğüne tarih şahit olamamıştır. İster kişiler, ister kurumlar, ister ayağı belli bir idoloji üzerine oturmuş iktidarlar olsun. Dayatma bir dayaktır, eğilir bükülür ve gün gelir çat deyip çöküp yatar ve hep de bu böyle olmuştur.
S. Başbakan Tayip Erdoğan Reha Çamuroğlunu M.vekili seçtirdi, şimdi Alevilere nasıl bir alevilik dayatalım ve ne kadarını tarafımıza çekebiliriz deyip, Yazılı ve görsel yayından öğrendiğimize göre, çalışmalara başlamışlar bile.
Reha Çamuroğlunu ben kesin bir tarih diyemeyeceğim, amma, Sivas katliamından hemen sonra, Hamburkda bir panelde dinlemiştim. Konuşmalarının arasında Tarihten ve o toplumdan bile sıkılmadan, şöyle bir benzetme yapmıştı.
Bu günkü İran rejimi Şah İsmail (Hatai) nin devamıdır. Bunu demekle, türbana ve çarşafa çağrı yapan şeriatçı yüzü orada tam olarak anlaşılmamıştı.
Ta ki, bu yıl 21 Temmuz Genel seçimlerde adaylığı duyuluncaya dek. Hamburk da panelden sonra kendisiyle bir daha da karşılaşmamıştım. AKP den adaylığını okuduğumda, her sınıfsal kavgada ve inançsal bazda böyle birileri çıkar, çok da gördük dedim.
AKP günümüzün bir Emevi benzetmesi olduğunu tüm icraatlarında göstermiştir.
Tayip Erdoğannın Aleviliği şekillendirme yolunda Reha Çamuroğlu ile konuşmasını, Emevi İslam kurallarını, tek mesep olarak geleceğe hazırlanmanın atılan adımlarından birisi olarak düşünebiliriz elbette.
S.Tayip, Halife Ömerin yolundayız, sözünü çok kullanmıştır. Halife Ömer ise, Haz. Muhammedin Haz. Ali yi vekil etme vasiyetine karşı çıkan ilk kişidir. Sünnileşme o üç halife döneminde başlamış ve Ömer zamanında daha da sertleşmiştir. Tayip de onlara benzeme yolunda çaba harcayan bir Emevi sempatizandır.
Yapmak istedikleri yeni Anayasa ve Reha Çamuroğlu kalemiyle çizilecek Alevilik de bir Emevi dayatması olacaktır.
Aynen, geçmişte görüldüğü gibi, bu gün de, aleviler arasında sistem yanlısı, HIZIR paşalar sayabiliriz. Türkiye laiktir laik kalacak, diyenlere şimdi sormak lazım.
Türkiye laik miydi? Türkiye tarihinde hiç de laik olmamıştır bence. Ondan yana bugünkü TBMM de bir partide gösteremez olanaksız. Her neyse;
Yüce TANRI, Şeytan, Kandırdığın kul senin olsun), demiş. Biz de AKP ye, kandırdığın al senin olsun, hayrını gör kardeşim.diyelim.

Böl:2
Asıl Ehlibeyt dostları; Pir Sultan yolunda, Başları dik, alınları açık, Sevgi, Hoş görü, emeğe yüce değer diyen, herkesle barışık, sömürüye savaşa karşı, Tanrı İnsan Doğa, yı bir bütün olarak keşfetmiş, yanılmaz, bir öğretinin adıdır, Alevilik. Kimse keçesini boşa günde yakmasın.
Bu aynen böyledir. Alevilik yalnız dini inanç da değildir. Sanat ve Kültür, le içi dopdolu, ilme gönül vermiş bir yaşam biçimidir, tam anlamıyla.
Bazı Alevi kuruluşları da, hayvan kesip, etli pilavla günah çıkardıklarını sanmaktalar.
O nedenle, Aleviliği anlamak ve anlatmak için, önce 7 ozanımızı ve ozanlarımızı okusun anlasınlar. Orada her şey, ozanın dili sazın teli ile daha iyi anlaşılacaktır.

Böl:3
Bizim site yöneticilerimize de bir sorum olacak;
Bu gün değinilmesi gereken nice nice konular var. Örneğin, yukarda değindiklerim. Dünyayı tek yönetmelikle yönetmeye çalışan emperyalist güçler gün be gün geleceği karartmaya yönelmişlerdir. Öyleyken bu durum karşısında kaygılarını dile getiren pek az insan görebiliyoruz ortalarda. Kolaylaşan imkanlar karşısında kim ne düşünüyor?, insan merak ediyor doğrusu. Mesela; küçük bir örnek diyecek olursam, sitelerimizin önde sağ tarafa dizili resimler ne amaçla kondu oralara?, bilemiyorum doğrusu. Bir yerlerde, Yazarlarımız, Diye adları geçiyor, ama birilerinin henüz fazla bir yazısına tanık olup faydalanamadık. Bazı dostlar da kaç ayda bir yazsa da, ya övgü yağdırıyor birilerine, yada yazacaklar deyip bekleyip duruyoruz.
Yazsınlar, yazsınlar ki kendilerini her yönüyle daha iyi tanımış oluruz, hem de tanırken yazılarını okuyup fikirlerinden de yararlanmış oluruz, diye düşünüyorum.

Saygılarımla.

AliRiza Uğurlu    26 Kasım 2007 21:57
Sayın Mustafa GÜLTEKİN komşumun annesinin vefatını öğrenmiş bulunuyoruz. Merhuma Allahdan rahmet ve toprağı bol olsun diyorum. Mustafa beye ve ailesine sabır dileklerimle baş sağlığı diliyorum.

Ali Özdemir    25 Kasım 2007 23:18
Elifhan bibiye Tanrıdan rahmet, Kalanlarına baş sağlığı diliyorum.

Ali Özdemir.

AliRiza Uğurlu    25 Kasım 2007 18:12
ÖĞRETMENLERİM, GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Sevgili öğretmenlerim, İnsan eğitmek ve yetiştirmek gibi kutsal bir görevi paylaştığınız için mutlusunuzdur. Sizinde Mutluluğunuzu sizi yetiştirmekte emeği geçen kıymetli halkımıza borçlu olmanın da bilincinde olduğunuzu biliyoruz. Siz değerli hocalarımızın emeği de kutsaldır. Anne ve babaların en değerli varlığı olan çocuklarını teslim ettikleri en güvendikleri yer okulları siz sevgili öğretmenlerin yanıdır
Ne acı ki, 21, y,yılın başında doğup o çağa gelen çocuklardan, ya yarı yada hiç okul sevgisi ve şefkati yakalayıp, geleceğe aydın bir insan olarak, kendisini hazırlamak, adam gibi göre göre yaşamak olanağı verilmeyen, talihsiz yüz binler var dünya da.
Bundan da elbetteki değerli öğretmenler, siz sorumlu değilsiniz. Bundan sorumsuz oturup sorumsuz kalkan sorumsuzlar utansın. Her eğitim döneminin yarısını ırgat tarlalarında geçiren, ya da hiç okuma imkanı olmayan çocuklar, yarın kendi kendilerine sorun olmaktan öteye, topluma ve çevreyle nasıl bir uyum içinde olabilirler? Burasını da her aklı selim çok iyi bilmektedir.
Öğretmenler gününde Kayseri den gelen bir heyet S. Gül´ü Cumhur Başkanı Makamında ziyaret ediyor ve S. M. Eğ. Bakanı orada hazırlar. Şöyle söylüyor S. Bakan ziyaretçilere; "Sayın Cumhurbaşkanı hem Başkomutanımız, hem de Mustafa Kemal ATATÜRK´ün makamındalar."
Burasını herkes 72 Milyon çok iyi biliyor, Anayasamız da gayet net açık bir şekilde bunun tanımını yapıyor. Bu cümlelerin orada, hem de üstüne basarak, söylemesine bir anlam veremedim doğrusu.
Bence de, S. Gül o makama getirildi ve o görevdeler. Sayın Baş Öğretmen biliyoruz ki öncelikle öğretmenlerimizin 21 YY, da Çağdaş tam laik demokratik bir eğitimin yurt çapında verilmesini de takip edeceklerdir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Başöğretmenimiz, olarak, öğretmenlerimizin yaşadıkları sorunların çözümünü siz M.Eğ.Bakan ından isteyeceklerdir, diyoruz. Örneğin, aynen Sayın MUSTAFA KEMAL ATATÜRKün MEĞ: BAKANI Sayın, Hasan Ali YÜCELin yaptıkları gibi. Eksikler varsa sayın, Baş Öğretmen giderilmesini sizden isteyeceklerdir. Bilinen ve gözlerden kaçmayan bir gerçek var.
Okula gidemeyen binlerin dışında bir sınıfta 60 çocuk nasıl okutulur.
Sayın Mustafa KEMAL ATATÜRKün Yurtta sulh Cihan da Sulh. Dediği yol da eğitimden geçer. S. Cumhurbaşkanı Gül de, öylesi bir Dünya için kolları sıvayacaklardır elbette.
Başta; işsizlik, milli servetin dağılımında eşitlik, İnanç ve ibadetin, tartışmasız isteyenin istediği gibi, istediği yerde yapması, Aşırı uçların (Şeriat Ve Aşırı Milliyetçi uçların örgütlenmelerinin, amaç ve eylemlerinin önünün kesilmesi, Yolsuzlukların hesabının sorulması vs. Hepsinin üstesinden gelinmesi için çabalarını esirgemeyeceklerinden emin olduğumuz gibi, çözüm için girişimlerini de sabırsızlıkla bekliyoruz.
S. M:Eğ. Bakanı, sizden de Mustafa KEMAL ATATÜRKün MEB Sayın Hasan ALİ YÜCEL gibi bir bakan olmanızı da bizim istememiz en doğal hakkımızdır.

Saygı değer öğretmenlerimizin gününü yolda olmam nedeniyle kutlamakta geciktim.
O nedenle özür diliyorum. Çünkü gelecekte istediğimiz güzel günlerin teminatı onların dillerinden dökülmektedir. Saygılı öğretmenlerim, bu gününüz huzur ve barışın tezden habercisi olması en içten dileğimdir,
Saygılarımla.

hidir.camur    24 Kasım 2007 22:38
buyugumuz elifhan bibimin vefatini ogrendim cok uzuldum gultekin ailesinin acilarini paylasir merhuma tanridan rahmet dilerim topragi bol olsun

kazım eroğlu    24 Kasım 2007 21:46
GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN ÖĞRETMENİM

Kara tahtaya ak yazılar düşen
Ak ellerin
Dert görmesin öğretmenim.
Şimdi neredesin?
Nicedir halin?
Unutmuşum ben seni
Biraz anlatır mısın kendini?

Benim.
Ben, eski öğrencin
Tanımadın mı beni öğretmenim?
Seni de mi geceye aldılar?
Yok mu öğrencilerin?
Ben varım öğretmenim, ben eski öğrencin
Ak ellerinle geceye
Ak yazılar düşer misin
Benim için.

Günün umutlu olsun öğretmenim!

Ali Taner Göbekoğull    24 Kasım 2007 18:49
FEDAKARLIKLARLA DOLU BİZİM ÖĞRETMENLERİMİZ
Herşey eğitimle başlar eğitimin olduğu yerde bilim vardır teknoloji vardır felsefe vardır, eğitimin olmadığı yerde cehalet vardır.
İsterseniz yazıma bir örnekle başlayalım, Nasıl bir kaysı çitilini alır toprağa gömersiniz hele birde toprağını sevipde zamanı geldiğinde suyunu gübresini düzenli bir şekilde verdiğinizde yıllar sonra birde bakarsınız ki öyle bir gürlemişki yemyeşil yapraklar birde koyvermiş kendiniki kaysı dolu dalları kurumayan bir tek dalı olmadığını görürsünüz, ve tabiat koşulları da uygun olursa her yıl istediğiniz ürünü alıp cebinize parayla dolup ekonomik açıdan daha rahat bir yaşamınız olacak.
Ama birde toprağını sevmeyen doğru yere dikilmeyen kayısı çitilinden tabiat koşulları elversede ürün almayı bırak dallarının kurumasından yapraklarının sararmasından dolayı bu kaysı ağacından ne ürün alabilirsiniz, nede cebinize para girer, yıllar geçmeden kesmek zorunda kalırsınız.
İşte burda öğrenci bir kaysı çitili misali, okulunu sınıfını öğretmenini severse ve öğretmenide en iyi eğitimi ve sevgisini vermenin mücadelesini verirse işte bu öğrenciyi tutamazsınız. hem öğretmeninin gururu olup yüksek mertebelerde görev alır hemde konuşmasıyla yazdığıyla çizdiğiyle tavırlarıyla örnek olup ülkesine insanına çevresine faydalı bir insan olup kendisine ve topluma her açıdan (ekonomik kültürel sanatsal bilimsel teknolojik felsefik vb gibi alanlarda) güzel ve çok değerli kazanımlar sağlarlar.
İşte bizim öğretmenlerimizin öyle bir dünyası vardır ki ne kazandığı parayı nede başka bir şeyi düşünür, düşündüğü tek şey öğrencisine her şeyin en iyisini verip öğrencilerini kendi çocukları gibi görüp onlar için en güzel eğitimi ve öğretimi vermenin mücadelesi içinde geçer yılları (ömrü).
Hayatta tek amaçları vardır, bu ülkeye çok daha değerli kendisine ve topluma her alanda (ekonomik kültürel sanatsal bilimsel teknolojik felsefik ) çok güzel kazanımları olan insanlar (hayırlı evlatlar) yetiştirmektir, ve sadece karşılığında onunla gururlanmak iftar etmek bir öğretmenin yaşamındaki en mutlu anıdır.
Bizler için ömürlerini (koskoca yıllarını) verip yaşamlarını bizlere adayan ÖĞRETMENLERİMİZİ önemli olan bir gün içinde anmak DEĞİL, ONLARA yaşamımızın içinde gereken saygı ve sevgiyi gösterip, yaşamımızı renklendiren hayata bakış açımızı değiştiren ve bizleri her alanda bilgilendiren, bizlere güzel bir gelecek için herşeyin en iyisini vermenin kavgasını veren, İstanbuldan Avrupa ya Karsa kadar ülkenin dört bir yanında büyük fedakarlıklarla görev yapan ve öğrencilerine güzel bir gelecek vermek için mücadele eden öğretmenlere sonsuz sevgiler saygılar.
Bizler için büyük fedakarlıklarda bulunan ve Nasıl ki bizleri herşeyin en iyisine layık gören öğretmenlerimize söyleyeceğim tek söz SİZLERİN VERECEĞİNİZ VERMİŞ OLDUĞUNUZ TERBİYE VE EĞİTİMLE İNSANLAR DAHA DOĞRU DEĞERLERLE YAŞAMLARINI GÜZELLEŞTİRİP DAHA DÜZENLİ BİR YAŞAM ANLAYIŞINI BENİMSEYİP YAŞARLAR. Yazan: Ali Taner Göbekoğulları /alitanergobek@hotmail.com /Arguvan /akören köyü / Malatya ( daha önceki yazılarım da sayın kazım abinin dikkatini çekmiş olup kendisine, bana destek ve moral verdiği için teşekkür ederim. hani bir söz vardır bilirmisin abicim, kim ne yaparsa kendine yapar ve herkes hak ettiğini yaşar, ve kimi insanlar görmek istediğini ve duymak istediğini duyar , bazıları bir şeyleri duymak istemiyorlarsa bırak duymasınlar, duymaları onları belki rahatsız edip tehlikeli konuma getiriyorsa duymadıkları bizim yararımızadır. boşver abi ben çok rahat bir insanım takmam hiç birşeyi, sadece bir ata sözü vardır ya, sinek mide bulandırır derler ama artık ilaç sanayi( bilim ve teknoloji) gelişince sinek savarlar icat olunca sineklere pek yaşama hakkı tanımıyorlar bu devirde, sadece arada bir vızıltılarını duyarız yanımıza yaklaşamazlarda ancak onlar kendi çöplüklerinde erkek kesilip vızıldayıp dururlar, nede olsa doğanın dengesi bozuldu tabii bundan bu sineklerinde etkilenmesi normaldir. . yine de Allah herkesin yardımcısı olsun .Allah herkesin tuttuğunu altın etsin .

muharrem boyraz    24 Kasım 2007 07:39
Çok değerli kardeşim Mustafa GÜLTEKİN'in annesi Elifhan halanın vefatını üzüntüyle öğrenmiş bulunuyorum.Merhumeye tanrıdan rahmet,sevenlerine ve geride kalanlara sabır ve uzun ömürler diliyorum.Mekanı cennet olsun.

H.HÜSEYİN ÖZHAN    24 Kasım 2007 00:15
Değerli büyüğümüz ve rahmetli Ali Rıza Dayımın kıymetli eşi Elif Han Halamın vefatını derin bir üzüntü ile öğrenmiş bulunmaktayım. Kendisine rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

kazım eroğlu    23 Kasım 2007 23:07
Sevgili Ali Taner kardeşim,

Sanırım birileri canınızı sıkıyor, en azından ben öyle anlıyorum. Bunlara çok fazla kafanı takma derim. İnsan kendi inandığı düşünce ve davranışlarıyla herkesi menmun etme şansı yoktur. Mutlaka sizleri anlayan vardır, ben de bunlardan biriyim. Önemli olanda bu sanırım.
Hepimizinde bir çok eksik yönleri vardır; bizlerde birbirimizi tamamlayacağız, eksiklerimizi böylece gidereceğiz. Bu ülkede akıllılardan geçilmiyor. Sanırım biraz deli olmak gerekiyor!
Saygılar.


1689
Defterdeki Mesajlar