07 01 2009
Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri arrow Z. Defteri (Arşiv)
 

Z. Defteri (Arşiv)




kazım eroğlu    23 Şubat 2008 23:28
ARGUVAN KURUMLARININ GÜNDEMİNE İLİŞKİN

İstanbuldaki Arguvan vakıf,dernek ve köy temsilcilerinin katılımıyla,25-Şubat Pazartesi günü, Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfının çağrısıyla bir toplantı düzenlenmektedir. Bu toplantının, önümüzdeki süreçte neler yapmalı ve nasıl yapmalı? sorularına birlikte yanıt aranacağı bir toplantı olacağı açıktır.
Arguvan vakıf yöneticilerinin paylaşımcı ,demokratik anlayışla böylesine bir toplantıyı organize etmeleri son derece isabetli ve taktir edilmesi gereken bir tavır olduğunu öncelikle söylemeliyiz.Bu toplantıya katılamayacak arkadaşların da bu gündeme sanal ortamın verdiği olanaklarla katkıda bulunabileceklerini düşünüyorum.Aslında benim de içinde bulunduğum bir çok arkadaşımız zaman zaman düşüncelerini bu ortamda dile getirmişlerdir.Yine Arguvan ve Arguvanlıların sorunlarına ilişkin düşünce ve önerilerini dile getirmelerinde yarar olduğunu düşünüyorum.
Benim bu konuda kurumlarımıza önerim kendi kendimizi aşmamız gerektiği yönündedir.Yani geçmiş çalışmaların tekrarından ,bir kısırlığından sıyrılıp çalışmalara yeni bir ivme katmak ve kapsamlı hale getirmek gerekir. Bu da öncelikle çalışmalara biraz da olsa profesyonelliği katmak ve örgütlü yapıları güçlendirmekle olanaklıdır.
Düşünmemiz gerekenler;
1.Derneklerimiz, bir federasyon çatısı altında toplanabilir,
2.Derneklerimiz ve vakıflarımız, maddi olanaklarını birleştirerek (bir çok derneğimizin kendi mülkiyetinde yerleri mevcuttur) İstanbulda çok amaçlı kullanıla bilinecek en azından bir kültür merkezi yapabilirler,
3.Vakıf bünyesi içinde Tüm Arguvanlılara açık,sosyal,kültürel ve eğitim amaçlı yatırımlara yönelik bir LTD. yada A.Ş kurulabilinir.
4.Vakıf, gece etkinlik geliri yada bağış gelirinin dışında vakfa sürekli bir gelir getirecek bir ekonomik faaliyet içine sokulmalıdır.

Saygılarımla.

kazım eroğlu    23 Şubat 2008 22:47
TEKELİ SATMAK yada ÜLKEYİ SATMAK

Bildiğiniz gibi TEKEL, tüm varlıklarıyla birlikte Özelleştirme İdaresi’nce satışa çıkarıldı.Bu satışa, çeşitli illerden gelen Tekel’in binlerce çalışanı ve çeşitli demokratik kurumlar Ankara’ya yürüyerek ÖİB önünde ağır kış şartları altında yaptıkları mitingle tepkilerini haykırdılar.Tekel işçileri ne diyordu;
“Tekel’i satarak aslında bizleri,hayatlarımızı ve ülkemizi satıyorsunuz”
Uzun süredir Tekel’deki uygulamalar ve bunların yarattığı sonuçları değerlendirdiğimizde işçilerin bu söyleminde ne kadar haklı olduklarını tereddütsüz söyleriz.
Tekel’in satışıyla, uzun yıllardan bu yana Tekel üzerinde oynanan oyunlara son nokta konulmak istenmektedir.AKP iktidarı döneminde Tekel’in pazar payı %68.6 dan %30.9 a, karı ise 309 milyonYTL.’den 94 milyon YTL.’ye düşmüştür.ÖTV’deki artış bunda en önemli etken oluşturmuştur; yabancı sigaralarda ÖTV yükü azaltılırken yerli tütünden üretilen sigaralarda ÖTV yükü artırılmıştır.Tekel ‘in vergi yükü 2003’de %44’den 2007’de %60’a çıkarılmıştır Maltepe,samsun gibi sigaralarda vergi yükü %63-74 arasındadır..Tekel işletmesinin aleyhine bir rekabetin oluşturulması da sert paketleme makinelerin alımında yaşanmıştır.Bir çarpıcı örnek de 2000 yılından buyana görülen üretici sayısındaki ve rekolte miktarındaki yarı yarıya varan bir azalmadır.

Tekel,Şeker işletmeleri ve Sümerbank gibi Cumhuriyet döneminin temel kuruluşlarından biridir. Sanayide önemli bir istihdam yaratmakla kalmamış, tarıma dayalı bir işletme olduklarından tarımda on binlerce küçük üreticinin de yaşamsal kaynağını oluşturmuştur. Bu işletmeler yakın zamana kadar Malatya bölge insanına da hayat veren tek ve temel sanayi kuruluşlarıydı.Bugün, tekelin satışıyla bu kuruluşların tasfiyesine son nokta konulmak istenmektedir. Peki,bu özelleştirmelerle yapılmak istenilen nedir?

Genel olarak Türkiye ekonomisinde özel olarak tarımda liberasyon politikalarının mimarı destekçisi ve Türk hükümetlerine dayatıcısı İMF olmuştur.Ülkemizde büyük sermayede bu politikanın ülke içindeki destekçi (işbirlikçi) ayağını oluşturur.Tekel üzerine oynanan oyun, 24 Ocak 1980 kararlarıyla yürürlüğe konulur.O dönemde sigara ithalatına izin verilir.1986’da tütünde devlet tekeli kaldırılır ve ardından tütünde ithalat yasağı kaldırılır; bu yasağın kaldırılmasıyla Amerikan harmanlı (virginia ve burley) tekel 2000 sigarası piyasaya çıkarılır. O dönemler- hatırlanacağı üzere- binlerce ton Türk tütünü çürütülür ve imha edilirken Amerika’dan tütün ithal edilir.1990’lardan başlayarak Phlip Morris-Sabancı ortaklığıyla başlayan yerli yabancı ortaklı sigara fabrikaları kurulur.Böylece Amerikan menşeli tütünün pazar payı hızla artmaya ,yabancı sigara ve tütün yerli sigara ve tütünün yerini almaya başlar. 2001 ‘de DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde İMF ile yapılan anlaşma çerçevesinde Tekel’in özelleştirilmesi,destekleme alımlarının kaldırılması,serbest fiyatlandırma gibi kararlar meclisten geçirilir.Tekel’in özelleştirilmesi ve kimi kararların uygulanması ise AKP hükümetine nasip olur.AKP öncelikle içki işletmelerini Tekel’den ayırarak özelleştirdi ve kimi aldığı ek karar ve uygulamalarla İMF’yi oldukça memnun etti ve bu son alınan özelleştirme kararıyla da ülkeye incir ağacı dikmeye hazırlanıyor!

Bütün bu uygulamalar sonucunda-yukarıda verdiğimiz kimi rakamlar da somut olarak göstermektedir- kazanan Amerikan tütün üreticisi, uluslararası sigara kartelleri ve işbirlikçi yerli sermaye sahipleri olurken, kaybeden ise tütün üreticisi küçük köylümüz, işinden olan binlerce tekel çalışanı sağlığı daha çok bozulan tüketici ve tabi ki ülke ekonomisi.Uluslararası sermaye bununla yetinmiyor, ülke kaynaklarını tümden emip kurutmak istiyor ;bunun için özelleştirmeyi istiyor ve dayatıyor.AKP hükümeti de diğer hükümetlerden daha fazla uluslararası sermayenin hizmetçisi olduğunu ispatlama çabası içinde.

Sigaranın bir çok hastalığı tetiklediği,insan sağlığı için tehlike arz ettiği bilimsel olarak ispatlanmıştır.Bu olgu, ABD ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde sivil demokratik kurumları sigaraya karşı bir mücadeleye itmiş,bu doğrultuda hükümetlere baskı yaparak sigara kullanımının azaltılması doğrultusunda bir takım uygulamaların hayata geçirilmesini sağlamışlardır.Bunun sonucu olarak sigara kullananların sayısı azalmaya başlamıştır.Bu durumun tersine bizim gibi ülkelerde sigara kullananların sayısı ve tüketimi arttığı tespit edilmiştir.2007’deki bir araştırma ,Türkiye’de 23 milyon tiryakinin kişi başı 130 paket sigara tüketimiyle dünyada 7. sırada olduğunu söylemektedir.Bir istatiki bilgi de 1984’den 1999’a sigara tüketiminin %81 arttığını söylemektedir.Bu da sigara içme alışkanlığının artmış olduğunun açık bir göstergesidir.Bunun en önemli nedeni daha fazla bağımlılık yaratan Amerikan tipi tütünlerdir.İçimi yumuşak olan bu tütünlerin özel katkı maddeleriyle de güçlendirilerek artan bir dozda içme alışkanlığını güçlendirmekte olduğunu uzmanlar dile getirmektedir.Bunun doğruluğunu -maalesef sigara içen biri olarak- kendi deneyimlerimden de ortaya çıkarabiliyorum En az benim kadar sigara içenler de bu durumu çok iyi bilir. Önceleri tekel sigaralarından (Türk tütünü) içiyordum sonra yabancı sigaraya-tütüne döndüm (daha ucuz olmasından) bir süre devam ettim tatmin olmamaya başladım,bir paket içerken giderek iki pakete çıkmaya başladı, baktım çifte yönlü zarar biraz zorda olsa tekrar eski sigarama döndüm. Şimdi ise tümden bırakmanın mücadelesini veriyorum.

Sigara kartelleri ABD ve Avrupa’daki kayıplarını bizim gibi geri bıraktırılmış ülkelerin insanlarını zehirleyerek telafi etmek istiyorlar;bu ülkelerin hükümetleri de yürürlüğe koydukları uygulamalarla uluslararası sermayeye ve işbirlikçilerine hizmetini sunuyor. Emekçilerimiz için ülkemiz için Tekel’in özelleştirilmesine yabancı tütün ve sigaralara karşıyız.Ve karlı bir kış günü dondurucu soğukta polisin gaz bombasına,copuna ve tazyikli suyuna göğüs geren,direnen ve
“Tekeli satarak aslında bizleri,hayatlarımızı ve ülkemizi satıyorsunuz”
diye haykıran işçilerimizin,emekçilerimizin yanındayız.

Sigara sağlığa zararlıdır ;ama Amerikan sigaraları çok daha zararlıdır!

Sağlıcakla kalın.

Ali Rıza UĞURLU    21 Şubat 2008 20:40
Karınca Kanatlanınca!

El alem Ay’da yıldızlarda dolaşırken yerde din adına siyaset yapmanın sıkıntıları bir gün sorumluların sesini soluğunu kesip atar. Sonuç ne olur? Allah memleketi ve milleti şaşırtanın şerrinden korusun.
Çağımızın red ettiği ‘Irkçılık Ve Kökten Dincilik’ adına yapılanmanın, işte o ortaçağ anlayışıyla siyaset yapmanın asıl birer insanlık suçu ve ayıbı olduğunu da artık şu çağda demek zorundayız.
Avrupa da 27 ülkenin (AB) aradaki tüm duvarları yıkıp yerle bir ettiği tarihi bir gerçektir. Bu ülkelerde şu anda iç içe yaşayan insanlar arasında ‘Din Dil gelenek ve görenek farklılıkları yok muydu?
Hani ne oldu, kim kime dokundu oralarda? Kim şu inancımdan gelenek ve göreneklerimden dolayı rahatsız ediliyorum, deyip şikayetçi oldu?, duyulup işitilmiş midir ?
Bu olay Osmanlının Asya’dan Avrupa’ya ordularla dalıp işkalcı bir imparatorluk oluşturma olayı değildir.
Bu beraberlik, ABD, dünyanın o ucundan öbür ucuna, saldırgan vur, öldür, sustur, sömür zorbalığına hiç benzetilemez.

Şu sınırlar bir yıkılsın
Kurulu üstler sökülsün
Silah denize atılsın
Bakın dünyanın tadına / Bu 7 kıtalık şiirimi 11.01.1977 (BBDKG) kitabımda yayınlamıştım.
Dünyadaki onca olumsuzluklara rağmen, Bu birliği ‘AB’ oluşturan ülke ve milletler durumlarından memnun ve de mutlular.
Günümüzün bu tarihi oluşumunu ‘sağırlar anladı, körler sezinledi’ de, bizim Türkiye de bazı bir avuç sorumsuzlar mı işin farkında değiller?
AKP, Dayattıkları ilkel eğitim uygulaması ve sistemde kadrolaşma ile varmak istediği hedefi gösterdi.
İçerde muhalif güçleri aldırmama, dışardan gelen uyarıları duyup kulak ardı etmek sorumsuzluğuna, ‘Karınca kanatlandı’, derler!
Kafaları ala kara, yada renkli bezlerle sarıp, sıkıştırıp mahkum edip, adına da özgürlük diyenler hakkında tarihçiler neler yazmaya başladı? Yada, o sarılıp sarmalanıp elin günün göremeyeceği şekilde başlarını kapatıp mahkum edenler, ne zaman bu tabuyu kırıp o bezleri yırtıp, fırlatıp çağdaşça salınıp gezip dolaşacaklar?
Asıl özgürlükler adına onu da bekliyoruz, göreceğiz elbette.
Emperyalizmin vurucu öldürücü orta doğu politikası zayıfladı, bitecektir de pek yakında. Ancak; şu günlerde kendilerine bağımlı olan ülkelerde bir şeyler karıştırma alışkanlıklarından hemen vazgeçmelerini de bekleyemeyiz. Ta ki dünya halkları bu kalleş ‘yeni dünya düzeninde, sistemcilere dur yetti, deyinceye dek.

S. Başbakan ‘Tayip ERDOĞAN’ /KÖLN Arena da ve ‘9 yurttaşımızın 3 Şubat’ta yanarak kurban gittiği Ludwikshafen da’ etrafına toplanan aralarında bazı politikacılarında bulunduğu yerli yabancı herkese şöyle sesleniyor.
‘Asimilasyon insanlık suçudur’.
Kime söylüyor ve kimlerin kulaklarına gidiyor bu sözler? Alman ya ve Türklerin yaşadığı diğer Avrupa ülkelerine tabi.
Bravo vallahi, S. Başbakan, sizin başbakanı bulunduğunuz ‘Türkiye’de kısacası bu sözden sora ‘Sünni İslam öğretisi mecburi din dersi olarak öğrenimden çıkarılacak, Alevi köylerine cami değil, Cem Evleri yapılacak, Kürt yurttaşlarla özgürlük adına masaya oturulacak’ anlaşılan.
Asimilasyon’ olmadan anladığımız yaşam? ‘Vatandaşın devlete vatandaşlık bağ ve görevinin dışında, ‘dil din gelenek ve göreneklerini devletin tarafsızlığı karşısında özgür huzur ve güven içinde yaşayabilmesidir)
S. Başbakan, bu kavramı bilerek konuştu ve bu sözünde samimi iseler, hiç vakit kaybetmeden bu çalışmalar başlatılacaktır demek. Yani, demek oluyor ki, ülkede insancıl tüm özgürlükler önündeki yasaklar kaldırılacak.
S.Başbakan devam ediyorlar:
‘Biz dil din millet ayırmayız, bizim nazarımızda herkes insandır, bu böyle biline’ ‘Yaratılanı severiz, Yaradan dan ötürü’ Yunusun dediği gibi.
Herkesin önünde bunu açık bir yüreklilikle söylediler. S. Başbakan. Bizim içerde isteklerimizi dışarıda ona buna ezbere öğüt etmeniz boşunadır.

‘Kendi gözünün önündeki hezeni görmez, elin gözü önündeki saman çöpünü konuşur’

Türkiye tam Laik bir ülke olsun
Devlet demokratik, sosyal hukuk devleti olsun
Hukuku çağdaş yazılsın
Siyaset insancıl, tarafsız, uygarca yapılsın

Laflara karnımız tok, ‘Herkes her lafı da yutmuyor artık.!
Türkiye’nin cumhuriyet le birlikte ‘demokratik laik bir hukuk devleti olmasının önü tam altmış yıldır tıkandı. Yıllar yılı demokratik Laik, tam bağımsız çağdaş bir Türkiye diyenler zindanlara tıkıldı, katledildiler. Hep kavgamız Sayın Başbakan nın yurt dışında tarifini yapmaya çalıştığı bir Türkiye için di işte.
Mesele insanları hep insan olarak görmek ve devletçe yaşamı hukuku bir güvenceye alma meselesidir.
Şimdi,Siz başbakanı bulunduğunuz Türkiye’de sisteminiz nasıl işliyor çok iyi biliyorsunuz, Sayın Başbakan, o sözleri dışarıda da olsa dememeliydiniz’. Yada yeminlisiniz, sözünüzde durmak zorundasınız. Hani, değiştim demiştiniz ya?
Öyleyken, huzur ve güzellikler adına geç de olsa, dışarıda göründüğünüz gibi içerde işe yeniden başlayıp sözlerinizin doğrusuna yürümeniz gerekmez mi?
Aynen öyle, hep söyledikleriniz hafızalarda kayıtlıdır. Her ne pahasına olursa olsun, sözünüzün arkasında olmak zorundasınız.
Konya da Haz. Mevlane haftasında ve S.Çamuroğlu’nun iftar akşamında S. Baş bakanın konuşmaları tazeliğini koruyor. Daha fazla irdelemeye hiç de gerek yok diyorum.

Saygılarımla.

ÇİĞDEM ÇİFTÇİ    21 Şubat 2008 15:34
MERHABA RADYO ARGUVAN..
15.02.2008 TARİHİNDE SİZ TÜRKÜ SEVENLERE,FETHİYE FM DEKİ DJ MESUT ÇİFTÇİ'NİN SUNUMUYLA YAPMIŞ OLDUĞUMUZ CANLI PROGRAMA GÖRSTERDİĞİNİZ İLGİDEN DOLAYI TEŞEKKÜRLERİMİ SUNMAK İSTEDİM...
ORTAK SUNUMDA, FETHİYE FM-ARGUVAN FM -KARAHÖYÜK FM E
BİRLİK VE BERABERLİĞİN GÜZEL ÖRNEĞİNİ SAĞLADIĞINIZ İÇİN.....
"TEŞEKKÜRLER"
TÜRKÜLER KADAR ONURLU,
TÜRKÜLER KADAR ENGİN OLMANIZ DİLEĞİMLE...
ÇİĞDEM
Site Yorumu Site Yorumu:
Mesajınız ve Sitemizi Ziyaretinizden dolayı Teşekkür ederiz.
Arguvan FM

latif yilmaz    20 Şubat 2008 12:51
radyonuzla mesajlamak istiyorum ama yazamıyorum üyede oldum ama olmuyor
Site Yorumu Site Yorumu:
Siteye Üye girişi yapıp sağdaki Özel mesajınızı okuyunuz. Gerekli giriş bilgilerini Özel Mesajla ilettik. Görüşmek dileğiyle.

Asker DOĞAN    18 Şubat 2008 16:30
Değerli Okuyucular
Ne zaman Asım AYDOĞDU ismi sitelerde gözüme ilişse,mutlaka bir yardım durumu-Başkanı olduğu derneğin bir etkinliği-günü ya da önemli bir kampanya vardır.
Yine geçenlerde önemli sitelerde Arguvan Vakfı Çocuk Kulübünün Kitap Kampanyasına
Destek olmak amacıyla: Arguvandaki okullarda okuyan ekonomik durum iyi olmayan çocuklarımıza dağıtılmak üzere;
150(Yüzeli) Adet (Roman-Hikâye-Şiir ) kitabı
700Yediyüz) Adet (Kırtasiye Seti:İçinde çeşitli defterler/kalem/silgi vb) olan
100 (Yüz) Adet Okul Çantasını Arguvan Kaymakamlığımıza teslim ettiğini öğrendim.
Asım AYDOĞDUYA sormak gerekir: Hem mesaisini aksatmıyor-Hem Arguvanlılar Derneğinin çok yoğun çalışmalarını eksiksiz  örnek alınacak bir tempoda yürütüyor-Hem de bu kadar yoğunluğun arasında bu ve benzeri yardımlaşma işlerine zaman ayırıp uğraşabiliyor.
Yani Örnek İnsan kim sorusuna Asım AYDOĞDU cevabı yeterli gelecektir. Gerçek bir Arguvan Sevdalısı.
Her zaman olduğu gibi bugün de kendisine bu örnek alınası çalışmalarından dolayı çok çok teşekkür ediyor,çalışmalarında başarılar diliyorum.

Ayrıca Arguvan Vakfı Çocuk Kulübünün başlatmış olduğu Kitap Kampanyasında kendilerine başarılar dilerken,her zaman yanlarında olacağımızı bilmelerini isterim.Kampanyada kendilerine başarılar dilerim.

Ali Haydar    17 Şubat 2008 16:13
Kömürlük Köyünden Ali Güler'in vefatını üzüntüyle öğrendim. Ali İhsan Öztürk'ün kayınpederi olan Ali Güler'e Allahtan rahmet, geride kalanlarına, Ali İhsan Kardeşime ve ailesine başsağlığı dilerim.
Site Yorumu Site Yorumu:
Sitemiz ve Radyomuz adına merhuma tanrıdan rahmet ve Güler ailesine başsağlığı dileriz. Topragı bol, mekanı Cennet olsun.
Arguvaninfo.Com & Arguvan FM adına
ZEYNEL ALP

muharrem boyraz    16 Şubat 2008 07:17
16 Şubat 2008

Yılmaz ÖZDİL
yozdil@hurriyet.com.tr

Ört gitsin...


BOĞAZİÇİ Üniversiteli Türkiye 7´ncisinden ÖSS dersleri verilir.

Dereceli ODTÜ´lüden 2 saati 100 YTL´ye matematik dersleri...

Galatasaray Üniversitesi ve Sion Üniversitesi mezunundan Fransızca.

İTÜ´lüden sayısal, sözel...

ÖSS Türkiye 37´ncisi, Boğaziçi Üniversitesi mezunundan OKS...

Westminster Üniversitesi sertifikalı öğretmenden, gramer, British English.

TÜBİTAK masterli Boğaziçi mezunu, garantili fizik, kimya, matematik, hızlandırılmış OKS dersleri verilir.

Maryland Üniversitesi işletme mezunundan evinizde, ofisinizde gramer, akıcı, American English.

Saint Joseph´li, Sorbonne´lu öğretmenden fizik, Fransızca.

TÜBİTAK masterli araştırma görevlisinden matematik, fizik.

Boğaziçili bayandan saati 50 YTL, lise öğrencilerine tüm dersler...

ODTÜ´lü mühendisten, sayısal...

Boğaziçi mezunundan matematik.

*

Hürriyet seri ilanları açın...

Hepsi orada.

*

İş yok, iş.

Bırak hikáye anlatmayı.

*

Türkiye´nin en seçkin üniversitelerinden dereceyle mezun olan, dil bilen, master yapmış, yurtdışında okumuş gençlerimiz... Sigortalı bir işe kapağı atamadıkları için, üç beş kuruşa ders verip, maaşı zaten boşverdik, harçlık çıkarmaya çalışıyor.

*

Boğaziçili Türkiye 7´ncisini evine getiriyorsun, çocuğunun beynini parlatsın diye, 50 lira...

Okuma yazma bile bilmeyen garibanı evine getiriyorsun, taşlarını falan silsin diye, 70 lira!

*

Her şeyi sattık...

Borç büyüdü.

Ekmek küçüldü.

İşsizlik arttı.

Paranın p´si yok piyasada.

2 sene sonraya çek yazılıyor.

Protestolu senet patlamış.

İcra patlamış.

Emekli 9 lira zam alıyor.

9 lira.

*

20-25 yaşındaki gençlerin saçları beyazladı, kara kara düşünmekten...

Babalarından utanıyorlar.

Babalar evlatlarından.

*

Özetle...

Ört gitsin.

Türban karın doyurmuyor ama, sadece saçı değil, bu "çıplak gerçeği" de gayet güzel örtüyor nasıl olsa


NOT:Kaynak Hürriyet gazetesi

mazlumkara    15 Şubat 2008 11:19
3 Şubat 2008 tarihinde ANKARA ARGUVANLILAR KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ olarak düzenlemiş oldugumuz yemek günu (kömbe) ile ilgili haber bugünkü (15-02-2008) Cumhuriyet gazetesinin Ankara ekinde yayinlanmiştir .
Hemşerilerimize duyurulur . Ankara arguvanlilar kültür ve dayanişma dernegi yk. üyesi mazlumkara.

ANKARA ARGUVANLILAR    15 Şubat 2008 09:50
T E Ş E K K Ü R


Arguvan Vakfı bünyesinde kurulan çocuk kulübü üyelerinin başlattıkları Arguvan ve Köylerindeki okullara kitap kampanyasına Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği olarak destek vereceğimizi duyurmuş bu konuda da hemşehrilerimizin desteğine ihtiyacımızın olduğunu belirtmiştik.

Duyarlılık göstererek bizlerin bu çağrısını karşılıksız bırakmayıp, Kitap ( hikâye, roman, şiir tarzı), Kırtasiye seti (bir sette 5 defter, kırmızı-siyah kurşun kalem, silgi, kalem açacağı ve defter cildi) ve okul çantasından oluşan yardımları bir araya getirerek Arguvan ve köylerindeki okullara dağıtılması için Arguvan Kaymakamlığına ulaştırılmıştır.

Bedenleri küçük ama yürekleri büyük bu çocuklarımızın düzenlemiş oldukları kampanyaya Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği olarak bizde bir nebze de olsa destek olmaya çalıştık.

Bu konuda Hemşehrilerimize; gerekli hassasiyeti göstererek bizlere destek oldukları için teşekkür ve takdirlerimi sunuyorum.

Saygılarımla

Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği

adına

Asım AYDOĞDU
Başkan


1689
Defterdeki Mesajlar