06 01 2009
Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri arrow Z. Defteri (Arşiv)
 

Z. Defteri (Arşiv)




NİLÜFER ZENGİN    27 Şubat 2008 12:34
Bülent Ersoy Çocukların Ölmesini İstemiyor... Ya Biz?


Şiddete methiye düzmediği için ağır baskıya maruz bırakılan Bülent Ersoy açıklamasında ne dersin desin, pazar gecesi "savaşa ve ölüme" verdiği tepkide asla yalnız kalmayacak.

Meğer Bülent Ersoy'la iki ortak noktamız varmış... Benim de onun gibi çocuğum yok. Ben de onun gibi çocuğumu (olursa/olsaydı) bir savaş uğruna ya da hiçbirşey uğruna toprağa vermek istemem... Hiçbir şey onun yaşamından daha kıymetli olmaz. Hiçbir şey kimsenin yaşamından daha kıymetli olamaz.

"Kendimi" öne süren bir ilk cümle kurmaktan ve "ben merkezci" görünmekten ilk kez çekinmiyorum çünkü, Bülent Ersoy'a yönelen ve "çığ gibi büyüdüğünü" hissettiğim milliyetçi tepkiye karşı "kendimi" koyuyorum ortaya...

Bugün bütün gün Bülent Ersoy'a ulaşmaya çalıştıysam da başaramadım... Belki yardımcı olabilirler diye Popstar Alaturka'nın yapımcısı STR'yi aradım, ancak orada çalışanlar çok nazik bir dille "Bugün gazetecilerin 'kendisini' çokça aradıklarını, 'kendisi'nin de bir basın toplantısı düzenleyeceğini" söylediler.

Bülent Ersoy "yalnız" değil...

Bülent Ersoy'a soru da sormak istiyordum elbette, ama eğer ulaşabilseydim, "Bu şimdiden başlatılan 'linç dalgası'nda aman 'yalnızım' hissine kapılmayasınız, siz insan hakları açısından en hakiki cümleyi kurdunuz" diyecektim...

Linçten "kastımın" ne olduğunu sorarsanız, Ersoy hakkında sözlerinin "halkı askerlikten soğutma" kapsamına girip girmediğinin araştırılması için soruşturma başlatıldı. Soruşturma açılması yetmiyormuş gibi Radyo ve Televizyon Üst Kurulu da (RTÜK) sözlerini 28 Şubat günü yapacağı toplantıda değerlendirme kararı almış. Büyük medya da "davranmakta" hiç gecikmedi, hiç şaşırtmadı da.

Demokratik Toplum Partisi (DTP) Grup Başkanı Ahmet Türk partisinin grup toplantısında "Bir sanatçı, bu tavrı gösteriyor ama hiçbir siyasetçi ve aydın Bülent Ersoy'un tavrını koymaya cesaret edemiyor" demiş, hurriyet.com.tr de bu haberi anında "Ersoy'a DTP'den destek" diye "en kinayeli" şekilde vermiş. Hürriyet'in DTP hakkındaki fikirleri malum... Ersoy'u da DTP gibi "hedef" haline getirmek bu büyük gazete için bir "paragraflık" iş... Ne olacak?

Her şeyden önce RTÜK bu işten elini çekmeli. Bütün bu olup bitenler toplumsal hareketlenmeler olarak kalsa bile insani açıdan, demokrasi, ifade özgürlüğü açısından karlı çıkmış oluruz... RTÜK televizyonda kurulan cümleleri denetleyecek, gerek duyduğunda, parmağını sallayacak bir "üst kurum" değil ki... RTÜK kendi kurumsal kimliğine dair aynı yanlış algısı nedeniyle Huysuz Virjin'le aramıza girmeye çalışmıştı da Seyfi Dursunoğlu'nun mücadeleci kişiliği sağolsun, başarılı olamamıştı.

Ersoy hep mücadele etti

Bülent Ersoy'un sıkı bir mücadeleci olduğunu hatırlayınca içim rahatlıyor. 12 Eylül darbesinden hemen önce cinsiyet değiştirme ameliyatı oldu, darbeden sonra sahne yasağı getirildi, dışlandı, baskıya uğratıldı... Bugün bir "tür" iktidar sahibi olmuş, rahata ermiş, kendisine hürmet ediliyor gibi görünse de en ufak bir boşlukta Ersoy'u "kabullenemeyen" transfobik anlayış hemen hortlayıverir... Ya biri çıkar " O benim için Bülent Bey'dir" der, beriki genç sevgilisini dile dolar, medyada eşiyle "karı-koca ilişkisi" içine girip girmediği sorgulanır, bir yığın tahammülsüzlük işte... Şükür, o hep direndi, direniyor.

Bülen Ersoy ne tam olarak ne demişti peki?

"Eğer çocuk doğurmuş olsaydım; birileri masa başında 'Sen bunu yapacaksın, o da bunu yapacak' diyecek, ben de doğurduğum çocuğu toprağa vereceğim. Var mı böyle bir şey? Bir çocuğun ne demek olduğunu ben sizler gibi bilemem. Ben anne değilim, hiçbir zaman da olamayacağım. Ama insanım; insan olarak onları toprağa vermek... O anaların yüreğinin nasıl alev alev, cayır cayır yandığını ben anlayamam, ama anneler anlar. Bu normal şartlar altında bir savaş değil. Orası yazıyor, herkes de onu oynamak mecburiyetinde kalıyor. Entrika var bunun ucunda, entrikalarla başa çıkamaz"

Bu sözlerin neresi soruşturulacak? İnsanların, kadınların doğurdukları çocukları hiç düşünmeden ve sorgulamadan bir savaşa vermesinin belki de makul olmayabileceğini düşünmek nasıl bir suç teşkil ediyor?

Bu arada değinmeden edemeyeceğim, Bülent Ersoy'a soruşturmayı başlatan Bağcılar Cumhuriyet Savcısı Ali Çakır. Bu isim bize yabancı değil.

Bağcılar Cumhuriyet Başsavcılığı "Latife Hanım" kitabının yazarı gazeteci İpek Çalışlar hakkında 2006'da "Atatürk'ü Koruma Kanunu"na muhalefet ettiği iddiasıyla, 2005'te gazeteci-yazar Ertuğrul Kürkçü hakkında Radikal 2'deki "Mustafa Kemal: İmge ve Gerçek" başlıklı yazısından ötürü Atatürk Aleyhinde İşlenen Suçlar Hakkında Kanun uyarınca soruşturma açmıştı.

Bülent Ersoy'un yapacağı söylenen basın açıklamasını merakla bekliyorum. Umuyorum ki Bülent Ersoy üzerinde kurulan baskı ve tacizden yılmayacak ve "yanlış birşey söylediği" hissine kapılarak insan yaşamından ve barıştan yana olmak dışında bir kusuru olmayan sözlerinden caymayacak.. Kaldı ki cayarsa bile, onu anlayacağım ve bir kere kurulmuş o değerli cümlelerin değerinden şüphe etmeyeceğim... Zira ben de olsam (ben de derken, bir insan olarak ben de yani) bu dört koldan baskıya dayanamayabilirdim... BIA NET

ALİ EKBER ÖZDEMİR    26 Şubat 2008 22:38
Ali İhsan abi Kayın babanızın vefatını yeni öğrendim; başınız sağolsun

Naki ÖZDEMİR    25 Şubat 2008 21:37
ALİ İHSAN KARDEŞİM KAYINPEDERİNİZİN VEFATINI BU GÜN ÖĞRENDİM. MERHUMA ALLAHTAN RAHMET KEDERLİ AİLESİNE VE SİZLERE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM. RUHU ŞAD OLSUN.

ibrahim göksu    25 Şubat 2008 20:48
çok değerli arguvan vakif ve kurum yöneticileri öncelike yeniseçilen vakıf yöneticilerine yeni görevlerinden başrılar dilerim geçmiş yonetimede çalışmalarından dolayı teşekür ederim
eleştirmek çok basitir kılavyenin başına her geçen kendini yazar zaneder
şahsım adına kimseyi eleştirme lüksüm yok bizlerin ne yapması gerek oturup düşünmektense bir şeyler yapmaliyiz neler derseniz yeni çıkan yasaların azınlık haklarına ne kadar darbe vurulduğu ortadaır tüm duyarlı dostların pazar günü yani 2 MARTA T KP NİN AKP´EYİ istemiyoruz mitingine tüm duyarlı dostları davet ediyorum bu arada kazim eroğlünunda fikirlerini düşüncelerini benimsiyorum birlik olmamız kaçınılmaz saygılar sunarım İBRAHİM GÖKSU

iğdirköyü.com sitesi    25 Şubat 2008 20:39
730)
alkan demirhan
alkdem(at)hotmail(dot)com
Bulunduğunuz yer:
trabzon
18.2.2008 13:57 IP: 88.232.132.15

--------------------------------------------------------------------------------
MALATYA PÖTÜRGEDE YAŞANMIŞ BİR OLAY......


DİLEKÇEMDİR...

Saygıdeğer Hakim Bey;

Saygılarımla size açıklama özürlülüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek
istiyorum..

Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz...

" Şu günlerde askerliğe çağırılacağım.

Yaşım 24 ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var
25 yaşında.

Babam ise bu bahsettiğim kız ile evlendi.

Böylelikle babam karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu.

Bunun üzerine kızım da üvey annem olmuş oldu babamla evlendiği için...

Eşimin ve benim geçen yıl bir oğlumuz oldu.

Oğlum eşimin kızının erkek kardeşi oldu, aynı zamanda babamın da eniştesi..

Birde üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu...

Anlayacağınız benim oğlum benim dayım oldu...

Babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi.

Oda babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim, vede kızımın oğlu olduğu
için de torunum...

Yani ben torunumun erkek kardeşiyim.

Ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre bende eşimin kızının
babasıyım vede kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim...

Kısacası kendimin büyükbabasıyım...

Sayın Savcı Bey; sizden ricam beni askerlik görevimden azletmenizdir;

sizde biliyorsunuz ki kanunlarımızda baba oğul ve torun aynı zamanda
askerlik yapamazlar

vedat kalkan    25 Şubat 2008 14:24
Kazım Eroğlu kardeşimizin tekel için düşüncelerine ve katkılarına teşekkür ederim. Tekel neden satılıyor diyorsak,amerika ve avrupa ülkelerinde sigara tüketimi düşmektedir ve amerikan firmalarının sigaralarını pazarlayacağı daha fazla pazar lazım oldugundan bizim gibi geri kalmış ülkelerin tütünlerini yok edip pazar payını artırmaktır.

dogan göksu    24 Şubat 2008 23:21
sevgili muharrem ve ali temiz .annenizin aci haberini aldim cok üzüldüm. temiz ailesine bas sagligi diler,geride kalanlara da uzun ömürler dilerim.

Ali Rıza UĞURLU    24 Şubat 2008 23:14
Sayın Ali İhsan ÖZTÜRK dostun kayın pederinin vefat ettiği haberini geç duyabildik, merhuma Haktan rahmet ve toprağı bol olsun diliyorum. Ayrıca tüm aile ve yakınlarının başı sağ olsun diyorum.

ALİ İHSAN ÖZTÜRK    24 Şubat 2008 18:38
TEŞEKKÜR EDERİZ

17.02.2008 TARİHİNDE HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞAN DEĞERLİ BÜYÜĞÜMÜZ ALİ GÜLER'İN CENAZE TÖRENİNE KATILAN (KÖMÜRLÜK KÖYÜ'NDE)
- HER TÜRLÜ YARDIMLARINI ESİRGEMEYEN İLÇE BELEDİYEMİZE, KÖY HİZMETLERİNE, KÖYLÜLERİNE, AKRABALARINA, DOSTLARINA VE KOMŞU KÖYLERDEN GELİP TAZİYE DİLEKLERİNDE BULUNAN,
ACIMIZI PAYLAŞAN HERKESE TEŞEKKÜR VE SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ.

AİLESİ ADINA
ALİ İHSAN ÖZTÜRK
ABDULLAH KAÇAR
SONER ÜSTÜN
ABBAS ADIGÜZEL

rıza taskın    24 Şubat 2008 12:08
önclikle bu ikinci denemem yazı yazmak için ama bakalım bu drefa becerecekmiyim muharem abii yazın o kadar yalınki bir sürü örnek arkasından da ört örte bilirsin dite baglamışsın yazını işte özet bu sokaklar işsiz dolu iken çalisanlar asgari ücrete mahkum iken çiftci üretimden çekilmişken esnaf kepenk kapatirkan ne kadarda haklisin baba ÖRT ÖRTE BİLİRSEN saygılarımla
Site Yorumu Site Yorumu:
Sevgili Rıza bu yazı benim değil,Hürriyet gazatesinden Sn.Yılmaz ÖZDİL.Saygılarımla M.BOYRAZ


1689
Defterdeki Mesajlar