Z. Defteri (Arşiv)
serdal çelik
20 Mart 2008 22:08
selam arguvan halkı,örenli olarak böylesi bir sitede emeği geçen herkesi selamlamak istiyorum.
başarınızın ve çalışmalarınızın devamını dilerim
başarınızın ve çalışmalarınızın devamını dilerim
kazım eroğlu
20 Mart 2008 21:23
geceler
kendi içinde taşır aydınlığı
gün gelir
yırtılır karanlık şafak çizgisinde
aydınlanır gün
karlı günlerde öyledir
gün gelir
yenik düşer içindeki ateşe
evrensel yasadır bu, pınar gözlüm
bak cemre düşmüş
çözülüyor hava
çözülüyor su
çözülüyor toprak
bak nasılda gülüyor, dağ taş yazı yaban
gülüyor renk renk
gülüyor kanat kanat
gülüyor yıldız yıldız
.................
heeeey!
uçan kuşlar
uçmayan kuşlar
börtü böcek karıncalar
uyanın
uyanın
bahar gelmiş memlekete!
uyanın
uyanın
çıralar
mumlar yakın
öbek öbek ateşler yakın
vurun davulları
vurun güm güm halaya kalkın
uçurmuş kafasını demirci kawa
yedi başlı dev ejderha zalim dehakın
uyanın!
uyanın!
ellerinize kırmızı kınalar yakın!
Çalışmamdan bir kısa bölümdü. Newroz ateşi sönmesin, gönlünüz bahar gibi şenlensin.
kendi içinde taşır aydınlığı
gün gelir
yırtılır karanlık şafak çizgisinde
aydınlanır gün
karlı günlerde öyledir
gün gelir
yenik düşer içindeki ateşe
evrensel yasadır bu, pınar gözlüm
bak cemre düşmüş
çözülüyor hava
çözülüyor su
çözülüyor toprak
bak nasılda gülüyor, dağ taş yazı yaban
gülüyor renk renk
gülüyor kanat kanat
gülüyor yıldız yıldız
.................
heeeey!
uçan kuşlar
uçmayan kuşlar
börtü böcek karıncalar
uyanın
uyanın
bahar gelmiş memlekete!
uyanın
uyanın
çıralar
mumlar yakın
öbek öbek ateşler yakın
vurun davulları
vurun güm güm halaya kalkın
uçurmuş kafasını demirci kawa
yedi başlı dev ejderha zalim dehakın
uyanın!
uyanın!
ellerinize kırmızı kınalar yakın!
Çalışmamdan bir kısa bölümdü. Newroz ateşi sönmesin, gönlünüz bahar gibi şenlensin.
bektaş öztan
19 Mart 2008 18:59
merhaba... emegi gecen herkese tesekkur ederim. koyumuzle ilgili eksik veya yanlıs dahi olsa bazı bilgilerin yer alması beni sevindirdi. radyoyu istanbuldan dinleme sansımız varmı. ayrıca rıza parlak (bellikli ise) benim arguvan lisesinden arkadasım olup sevgi ve selamlarımı sunarım.
türkiyede devlet hastanesi olmayan tek ilcesi arguvan diye dusunuyorum ve bu konuda bir seylerin yapılması gerektigini dusunuyorum.herkese selamlar..........
türkiyede devlet hastanesi olmayan tek ilcesi arguvan diye dusunuyorum ve bu konuda bir seylerin yapılması gerektigini dusunuyorum.herkese selamlar..........
Ali Rıza Uğurlu
19 Mart 2008 07:03
SULTAN NEVRUZ Ve RENKLERİ
Nevruz kelime anlamıyla "Yeni Gün" demektir. Kelime dil açısından İran kökenlidir.Uygulama açısından ise, yeryüzünün bilinen en eski törelerinden biridir. Bu yüzden hemen her ilksel kültürde günümüzde de özel gün olarak uygulaması mevcuttur.
Dünyanın dört bir yanındaki halklara göre,
-Dünyanın yaratıldığı gün
-Adem Peygamberin (İlk insanın yaratıldığı gün)
-Nuh Peygamberin yere ayak bastığı gün
-Musa Peygamberin Kızıl denizi geçtiği gün
-Yusuf peygamberin kuyudan çıkarıldığı gün
-Kimi topluluklar ise gece ile gündüzün bir olduğu bu günü bir bahar müjdecisi sayarlar.
Dünyadaki çeşitli Türk topluluklarında, "Newroz",
"Noruz" "Navruz" "Çağan" "Mart Dokuzu" "Sultan Nevruz"
"Mart Bozumu" diye anılır.
İlk çağlardan günümüze gelen "Nevruz"
Azerbaycan, İran, Kazakistan, Afganistan gibi ülkelerde resmi tatil ilan edilen bir ulusal bayram olarak kutlanır.
Kürtlerin, Farsların, Türkmenlerin Özbekler ve daha pek çok halkın kültüründe de yer etmektedir.
İlkbaharın başlangıcı sayılan ve eski dönemlerden bu yana tüm halklar için ayrı bir yeri olan 21 Mart´ın kültürel açıdan önemi?
Kürt halkı, Demirci Kawa öncülüğünde kendilerine zulüm eden ´Kral Deha´yı devirdikleri günü anar ve zafer günü olarak kutlarlar.
Aleviler,
Haz. Ali´nin doğduğu - Haz.Fatime ile evlendiği- Haz,Peygamber tarafından Haz, Ali´nin "KADRİ HUN" da halife tayin edildiği gün olarak kutlar ve bayram ederler.
Nevruz, günümüzdeki anlamları bir yana, köken olarak bir yeni yıl bayramıdır.
Belli bir bölgedeki halkların kökleri çok eski kültürlere kadar dayanan yeni yılın başlangıcı ve baharı karşılama bayramı.
Kaynağı orta doğu halkları, ama bununla sınırlı değil.
Nevruzu tanıyan uygulayan kültürlerinde yer veren, halkların coğrafyaya bakınca Balkanlardan Orta Asya ya kadar orta doğu halkları başta olmak üzere geniş bir alana yayılmış olduğu görülür.
Günümüzde 21 Mart tarihinin, bir çok eski takvim geleneğinde ilkbahar, yani gece ile gündüzün eşit olduğu, güneşin koç burcuna girişiyle yeni yılın başlangıcı olarak görülür.
Nevruz´un ritüellerle olan ilişkilerinden biri "Yeni yıl, yılın başlangıcı", Diğeri ise, "Bahar ve bereket" olarak iki önemli kavramı çağrıştırır.
İnsan oğlu, bu kavramlara insana zamana ve Evren´e ilişkin bilinmeyenleri inanca ve kutsala dayalı açıklamalarla bilirler.
Verimlilik, daha çok yaz kış, yeni yıl eski yıl, bolluk kıtlık gibi zamanlarda ve geçişlerde gerçekleşmesi giderek takvimin evrimi içinde de bir anlam kazanmasına neden olmuştur.
İlk baharla simgelenen bu ana etkenin dışında Nevruz u Alevi Ve Bektaşilerce önemli kılan başka etkenlerde vardır. Örneğin;
Haz. Ali´nin doğum günü, eski Mart´ın dokuzu olarak kabul edilir. Bu tarih bugün kullandığımız takvim ile 21 Mart´a denk gelmektedir. Bazı yerlerde bu günün kutlanışında aldığı özel isim "Sultan Nevruz" kutlamasıdır.
Örneğin, İzmir Bornova da çoğunluk Tahtacı Türkmenlerinden oluşan bazı köyler yaylaya çıkarlar. Halk arasında Mart dokuzundan sonra dağlar mihman alır, deyişi yaygındır.
Kutlamalar bu tip uygulamaları Kırklareli´nden başlayıp doğu Anadolu köylerine dek ülkemizin pek çok yöresinde yaygın olarak görmek mümkündür.
SULTAN NEVRUZ
Bahar gelir gün ısınır
Geldiğinde sultan nevruz
Destur alır yer uyanır
Geldiğinde sultan Nevruz
Yeryüzünün hareketi
Alır gelir bereketi
Toprak sunar her nimeti
Geldiğinde sultan Nevruz
Yeni gündür asıl adı
Tabiatın gelir tadı
Çekilir kışın inadı
Geldiğinde Sultan Nevruz
Toprak coşar canı gelir
Ağaç açar dal yeşerir
Dallar döner meyve verir
Geldiğinde Sultan Nevruz
Balkanlardan Ortaysa ya
Sürüler çıkar yaylaya
Çift çubuk dalar tarlaya
Geldiğinde Sultan Nevruz
Kırda açar nergiz sümbül
Çiğdem çalık lale al gül
Gül´e gelir öter bülbül
Geldiğinde Sultan Nevruz
Kimi ateş yakar atlar
Zalime isyanı aklar
Bayram eder coşar halklar
Geldiğinde Sultan Nevruz
Bulut gelir rahmet saçar
Seller akar çaylar coşar
Ağrı sızı kalmaz geçer
Geldiğinde Sultan Nevruz
Kimi bilmez kimi bilir
Ta Adem den beri gelir
Gece gündüz dengin bulur
Geldiğinde Sultan Nevruz
Merdan Ali doğdu denir
Cem tulur lokma yenir
Bacı kardeş semah döner
Geldiğinde Sultan Nevruz
Ali Rıza´m bahar deriz
Rahatlarız seviniriz
Seneden bolluk bekleriz
Geldiğinde Sultan Nevruz
Saygılarımla.
Nevruz kelime anlamıyla "Yeni Gün" demektir. Kelime dil açısından İran kökenlidir.Uygulama açısından ise, yeryüzünün bilinen en eski törelerinden biridir. Bu yüzden hemen her ilksel kültürde günümüzde de özel gün olarak uygulaması mevcuttur.
Dünyanın dört bir yanındaki halklara göre,
-Dünyanın yaratıldığı gün
-Adem Peygamberin (İlk insanın yaratıldığı gün)
-Nuh Peygamberin yere ayak bastığı gün
-Musa Peygamberin Kızıl denizi geçtiği gün
-Yusuf peygamberin kuyudan çıkarıldığı gün
-Kimi topluluklar ise gece ile gündüzün bir olduğu bu günü bir bahar müjdecisi sayarlar.
Dünyadaki çeşitli Türk topluluklarında, "Newroz",
"Noruz" "Navruz" "Çağan" "Mart Dokuzu" "Sultan Nevruz"
"Mart Bozumu" diye anılır.
İlk çağlardan günümüze gelen "Nevruz"
Azerbaycan, İran, Kazakistan, Afganistan gibi ülkelerde resmi tatil ilan edilen bir ulusal bayram olarak kutlanır.
Kürtlerin, Farsların, Türkmenlerin Özbekler ve daha pek çok halkın kültüründe de yer etmektedir.
İlkbaharın başlangıcı sayılan ve eski dönemlerden bu yana tüm halklar için ayrı bir yeri olan 21 Mart´ın kültürel açıdan önemi?
Kürt halkı, Demirci Kawa öncülüğünde kendilerine zulüm eden ´Kral Deha´yı devirdikleri günü anar ve zafer günü olarak kutlarlar.
Aleviler,
Haz. Ali´nin doğduğu - Haz.Fatime ile evlendiği- Haz,Peygamber tarafından Haz, Ali´nin "KADRİ HUN" da halife tayin edildiği gün olarak kutlar ve bayram ederler.
Nevruz, günümüzdeki anlamları bir yana, köken olarak bir yeni yıl bayramıdır.
Belli bir bölgedeki halkların kökleri çok eski kültürlere kadar dayanan yeni yılın başlangıcı ve baharı karşılama bayramı.
Kaynağı orta doğu halkları, ama bununla sınırlı değil.
Nevruzu tanıyan uygulayan kültürlerinde yer veren, halkların coğrafyaya bakınca Balkanlardan Orta Asya ya kadar orta doğu halkları başta olmak üzere geniş bir alana yayılmış olduğu görülür.
Günümüzde 21 Mart tarihinin, bir çok eski takvim geleneğinde ilkbahar, yani gece ile gündüzün eşit olduğu, güneşin koç burcuna girişiyle yeni yılın başlangıcı olarak görülür.
Nevruz´un ritüellerle olan ilişkilerinden biri "Yeni yıl, yılın başlangıcı", Diğeri ise, "Bahar ve bereket" olarak iki önemli kavramı çağrıştırır.
İnsan oğlu, bu kavramlara insana zamana ve Evren´e ilişkin bilinmeyenleri inanca ve kutsala dayalı açıklamalarla bilirler.
Verimlilik, daha çok yaz kış, yeni yıl eski yıl, bolluk kıtlık gibi zamanlarda ve geçişlerde gerçekleşmesi giderek takvimin evrimi içinde de bir anlam kazanmasına neden olmuştur.
İlk baharla simgelenen bu ana etkenin dışında Nevruz u Alevi Ve Bektaşilerce önemli kılan başka etkenlerde vardır. Örneğin;
Haz. Ali´nin doğum günü, eski Mart´ın dokuzu olarak kabul edilir. Bu tarih bugün kullandığımız takvim ile 21 Mart´a denk gelmektedir. Bazı yerlerde bu günün kutlanışında aldığı özel isim "Sultan Nevruz" kutlamasıdır.
Örneğin, İzmir Bornova da çoğunluk Tahtacı Türkmenlerinden oluşan bazı köyler yaylaya çıkarlar. Halk arasında Mart dokuzundan sonra dağlar mihman alır, deyişi yaygındır.
Kutlamalar bu tip uygulamaları Kırklareli´nden başlayıp doğu Anadolu köylerine dek ülkemizin pek çok yöresinde yaygın olarak görmek mümkündür.
SULTAN NEVRUZ
Bahar gelir gün ısınır
Geldiğinde sultan nevruz
Destur alır yer uyanır
Geldiğinde sultan Nevruz
Yeryüzünün hareketi
Alır gelir bereketi
Toprak sunar her nimeti
Geldiğinde sultan Nevruz
Yeni gündür asıl adı
Tabiatın gelir tadı
Çekilir kışın inadı
Geldiğinde Sultan Nevruz
Toprak coşar canı gelir
Ağaç açar dal yeşerir
Dallar döner meyve verir
Geldiğinde Sultan Nevruz
Balkanlardan Ortaysa ya
Sürüler çıkar yaylaya
Çift çubuk dalar tarlaya
Geldiğinde Sultan Nevruz
Kırda açar nergiz sümbül
Çiğdem çalık lale al gül
Gül´e gelir öter bülbül
Geldiğinde Sultan Nevruz
Kimi ateş yakar atlar
Zalime isyanı aklar
Bayram eder coşar halklar
Geldiğinde Sultan Nevruz
Bulut gelir rahmet saçar
Seller akar çaylar coşar
Ağrı sızı kalmaz geçer
Geldiğinde Sultan Nevruz
Kimi bilmez kimi bilir
Ta Adem den beri gelir
Gece gündüz dengin bulur
Geldiğinde Sultan Nevruz
Merdan Ali doğdu denir
Cem tulur lokma yenir
Bacı kardeş semah döner
Geldiğinde Sultan Nevruz
Ali Rıza´m bahar deriz
Rahatlarız seviniriz
Seneden bolluk bekleriz
Geldiğinde Sultan Nevruz
Saygılarımla.
türker yıldırım
18 Mart 2008 23:59
DEGERLİ OZANIMIZ AŞIK ÇOBANİNİN HAKKA YÜRÜDÜGÜNÜ ÖGRENDİM ALLAHTAN RAHMET YAKINLARINA ALLAHTAN SABIRLAR DİLİYORUM HEPİMİZİN BASI SAGOLSUN
İbrahim Yuka
17 Mart 2008 15:53
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının AKP hakkında açtığı kapatma davası için diyorumki Bu dava'nın sonucu ne olursa olsun kazanan AKP olaçaktır çünkü bunlar salya sümük ağlayarak mağdur rolünü iyi oynuyorlar ve bu fırsatıda değerlendirip Yerel seçimlerde hedefledikleri Büyükşehir Belediyelerini ele geçireceklerdir. Bu bir tezgahmı? demektem kendimi alamıyorum. Ancak tek doğru AKP nin ve kurmaylarının Laiklikten rahatsız oldukları aşikardır. bunu her zaman dile getirmişlerdir. Açılan davanın zamanlaması hiçte doğru değil ançak inanıyorumki Yüce Türk Adeleti bu hasas konuyu hassas terazisinde öyle tartaçaktır'ki Hak adalet yerini mutlak bulaçaktır. ve bu güne kadar makarna pirinç kömür kandırılan yoksul halkımızda uyanaçaktır ve bu gün yakındır. BİR GÜN MUTLAKA.
MEHMET UÇAR ARGUVAN
17 Mart 2008 11:35
MERHABA SESİMİZ SOLUĞUMUZ RADYO ARGUVAN
Köyümüze ait bilgilerin düzenlenmiş hali aşağıdaki gibidir.
DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN www.yayiklikoyu.com
Sayın UÇAR tarafından Sitemize gönderilen KÖYÜN TARİHÇESİ ve Diger YAYIKLIKÖYÜ´NE ait Tüm Bilgiler
Arguvan Köyleri > YAYIKLIKÖYÜ
Menüsüne taşınmıştır...
Köyümüze ait bilgilerin düzenlenmiş hali aşağıdaki gibidir.
DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN www.yayiklikoyu.com
Sayın UÇAR tarafından Sitemize gönderilen KÖYÜN TARİHÇESİ ve Diger YAYIKLIKÖYÜ´NE ait Tüm Bilgiler
Arguvan Köyleri > YAYIKLIKÖYÜ
Menüsüne taşınmıştır...
ARGUVANiNFO.COM
17 Mart 2008 10:23
ÖZEL MESAJLAŞMA VE ZİYARETÇİ DEFTERİ HK.
Üyelerimiz arası Özel Mesajlaşma Sisteminin bazı Yoz kişiler tarafından amacına uygun kullanılmadığı ve insanlarımız rahatsız edildiği için Sistem olarak sitemizden kaldırılmış, Üyelerimizi rahatsız eden 2 kişinin Üyeliğine son verilmiştir.
Yine aynı şekilde Ziyaretçi Defterinin amacına uygun kullanılmasını sağlamak amacıyla Radyo alanında yaşanılan sorunların dile getirildiği bir kominikasyon aracı olarak değilde Fikir, Düşünce ve Genele açık iletilerin yayınlandığı ve de Konuklarımızın temenni ve dileklerinin dile getirdiği bir alan olarak kullanmak adına; amacına Uygun olmayan MESAJLAR Yayına alınmamaktadır.
Radyomuzla ve sitemizle ilgili tüm sorunları ARGUVAN FORUM isimli Menüdeki Forum´a üye girişi yaparak dile getirebilir ve sorunları karşılıklı yazışarak halledebilirsiniz.
Site Yönetimi
Üyelerimiz arası Özel Mesajlaşma Sisteminin bazı Yoz kişiler tarafından amacına uygun kullanılmadığı ve insanlarımız rahatsız edildiği için Sistem olarak sitemizden kaldırılmış, Üyelerimizi rahatsız eden 2 kişinin Üyeliğine son verilmiştir.
Yine aynı şekilde Ziyaretçi Defterinin amacına uygun kullanılmasını sağlamak amacıyla Radyo alanında yaşanılan sorunların dile getirildiği bir kominikasyon aracı olarak değilde Fikir, Düşünce ve Genele açık iletilerin yayınlandığı ve de Konuklarımızın temenni ve dileklerinin dile getirdiği bir alan olarak kullanmak adına; amacına Uygun olmayan MESAJLAR Yayına alınmamaktadır.
Radyomuzla ve sitemizle ilgili tüm sorunları ARGUVAN FORUM isimli Menüdeki Forum´a üye girişi yaparak dile getirebilir ve sorunları karşılıklı yazışarak halledebilirsiniz.
Site Yönetimi
Rıza Parlak
16 Mart 2008 23:36
Sayfı değer kardeşim Süleyma Demirelli övgülerinden dolayı teşekür ederim. Bu şiirin yazılmasında en büyük pay senin kuşkusuz. Şamı'nın o otantik yüzü senin gülüşün de ve duruşun da saklı, sendeki bu güzelikler olasaydı bu dizeler ortaya çıkarmıyıdı tartışılır. Bu şiir senin bana armağanın oldu, asıl teşekür etmesi gereken benim. hep Şamı'lı kal olurmu? Buna hepimizin ihtiyacı var unutma. Sevgilerimle.
Ali Rıza UĞURLU
16 Mart 2008 14:16
KAYGILARIMIZ ARTMAMALIDIR!!!
14 Mart günü mesai saatlerinin bitiminde "Yargıtay Cumhuriyet Baş Savucusu AKP nin kapatılması ile ilgili Anaya Mahkemesinde dava açtı", Haber duyuldu.
Tabi ki, gündeme bir bomba gibi düşen bu olay, hem yurtta ve hem de yurt dışında alabildiğine sesleri yükseltti. Ancak;
AKP nin demokratik laik anayasal düzeni koruyucu yargı ve yasaları ciddiye almadan, dini esaslara dayalı atılımları ile yargıya taşındığı, "demokratik değildir", deyip yorumlama AKP lilerin hakkı olabilir mi?
Onlar demokrat ve laik olsaydılar, Demokratik Laik hukuku koruyucu yargı ile karşı karşıya gelirler miydi???
Yurt dışından açıklanan görüşler ise, AKP iktidarının demokrasi adına dışarıda attığı lafların yurt içinde tersinin uygulandığını tamı tamına bilmediklerindendir.
Öncelikle, bu konuda, Yargıtay Baş savcının 162 Md. Gerekçelerine ve ülkede aydın asıl demokratik laik sistemden yana olanların görüş ve yorumlarına kulak verilmelidir.
Sonuçta tüm dünyanın gözü önünde bu ülke böylesi bir durumla karşı karşıya getirildi.
Onca devletin resmi ve sivil kurumlarının, aydınların "yanlış yapıyorsunuz" dediklerinde bir garaz mı vardı ortada?, ya da, görünürlerde bir şeyler mi?
Türkiye; "Demokratik Laik Bir Hukuk Devleti dir" Bunu TC.Anayasasının değiştirilemez Md:deleri açık ve net olarak yazmaktadır. Aynı zamanda AKP nin önde gelen isimleri bu maddeleri sık sık da kullanmaktaydılar. Ancak; attıkları her adım bu doğrultuda mıydı?
Evet; Bu sözleri her fırsatta kullandıkları doğrudur. Ancak, İddanamede görüldüğü gibi, icratlarında kazın ayağı hiç de öyle değildi.
Kapatma davası ile ilgili Yargıtay Baş Savucusu Sayın Abdurahman YALÇINKAYA´nın 162 Mdde den oluşan gerekçeleri kamuoyuna açıklandı.
Anayasanın "değiştirilemez" Md. Varken,
Koruyucu Anayasal kuruma konu intikal etmiştir, gerekçeler görüşülüp karara bağlanacaktır elbette.
Türkiye bir Demokratik, Laik Hukuk Devleti ise, ben de demokrat ve Laik im diyen herkes, saygıyla sonuca katlanmak zorundadır.
Sonuçta, dava yargıya intikal etmiştir. Ya hukukun ön gördüğü anayasal yargılı sisteme bağlı kalacaksınız, ya da kalacaksınız!!!
İki Önemli duruma da dikkat çekmeden geçemeyeceğim doğrusu!
-Ne de kuzu yürekli demokratlar çıktı ortaya. "Parti kapatılamaz mış" Kapatılacak olan partimi dir?, yada beklenilen tam laik demokratik sisteme yapılan saldırganlık mıdır?
-Diyanet gibi bir kurumun varlığı, Laikliği tehdit etmiyor mu? Neden iddanameye girmedi? Bu soruyu da sormadan edemeyeceğim doğrusu!!!
Saygılarımla.
14 Mart günü mesai saatlerinin bitiminde "Yargıtay Cumhuriyet Baş Savucusu AKP nin kapatılması ile ilgili Anaya Mahkemesinde dava açtı", Haber duyuldu.
Tabi ki, gündeme bir bomba gibi düşen bu olay, hem yurtta ve hem de yurt dışında alabildiğine sesleri yükseltti. Ancak;
AKP nin demokratik laik anayasal düzeni koruyucu yargı ve yasaları ciddiye almadan, dini esaslara dayalı atılımları ile yargıya taşındığı, "demokratik değildir", deyip yorumlama AKP lilerin hakkı olabilir mi?
Onlar demokrat ve laik olsaydılar, Demokratik Laik hukuku koruyucu yargı ile karşı karşıya gelirler miydi???
Yurt dışından açıklanan görüşler ise, AKP iktidarının demokrasi adına dışarıda attığı lafların yurt içinde tersinin uygulandığını tamı tamına bilmediklerindendir.
Öncelikle, bu konuda, Yargıtay Baş savcının 162 Md. Gerekçelerine ve ülkede aydın asıl demokratik laik sistemden yana olanların görüş ve yorumlarına kulak verilmelidir.
Sonuçta tüm dünyanın gözü önünde bu ülke böylesi bir durumla karşı karşıya getirildi.
Onca devletin resmi ve sivil kurumlarının, aydınların "yanlış yapıyorsunuz" dediklerinde bir garaz mı vardı ortada?, ya da, görünürlerde bir şeyler mi?
Türkiye; "Demokratik Laik Bir Hukuk Devleti dir" Bunu TC.Anayasasının değiştirilemez Md:deleri açık ve net olarak yazmaktadır. Aynı zamanda AKP nin önde gelen isimleri bu maddeleri sık sık da kullanmaktaydılar. Ancak; attıkları her adım bu doğrultuda mıydı?
Evet; Bu sözleri her fırsatta kullandıkları doğrudur. Ancak, İddanamede görüldüğü gibi, icratlarında kazın ayağı hiç de öyle değildi.
Kapatma davası ile ilgili Yargıtay Baş Savucusu Sayın Abdurahman YALÇINKAYA´nın 162 Mdde den oluşan gerekçeleri kamuoyuna açıklandı.
Anayasanın "değiştirilemez" Md. Varken,
Koruyucu Anayasal kuruma konu intikal etmiştir, gerekçeler görüşülüp karara bağlanacaktır elbette.
Türkiye bir Demokratik, Laik Hukuk Devleti ise, ben de demokrat ve Laik im diyen herkes, saygıyla sonuca katlanmak zorundadır.
Sonuçta, dava yargıya intikal etmiştir. Ya hukukun ön gördüğü anayasal yargılı sisteme bağlı kalacaksınız, ya da kalacaksınız!!!
İki Önemli duruma da dikkat çekmeden geçemeyeceğim doğrusu!
-Ne de kuzu yürekli demokratlar çıktı ortaya. "Parti kapatılamaz mış" Kapatılacak olan partimi dir?, yada beklenilen tam laik demokratik sisteme yapılan saldırganlık mıdır?
-Diyanet gibi bir kurumun varlığı, Laikliği tehdit etmiyor mu? Neden iddanameye girmedi? Bu soruyu da sormadan edemeyeceğim doğrusu!!!
Saygılarımla.
1689
Defterdeki Mesajlar
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 »



Mehmet Bey Duyarlılığınız ve Dostluğunuz için Sitemiz adına çok teşekkür ederiz.
Bilgiler Yayıklı Köyümüze ait Sayfaya taşınmıştır.
www.arguvaninfo.Com