07 01 2009
Anasayfa arrow Ziyaretçi Defteri arrow Z. Defteri (Arşiv)
 

Z. Defteri (Arşiv)




Ali Rıza UĞURLU    07 Nisan 2008 21:56
SESTEN SELAMETE

Bu günlerde çok konuşuluyor, hatta internet sayfalarında da okunup tartışılan, doğrudan
da Arguvanlıları düşündüren bir konu. Festival Ondan esinlenerek te bu başlığı attım.
Sesten Selamete
Gönülleri güzelliklerden yana olan bu hemşerilerimizin, dile getirdikleri dileklere katılmamak elde değil.
Hatırlanacağı gibi, 2002 Temmuz başlarında gerçekleşen 1.Türkü Festivali Arguvana her bakımdan yararlı büyük bir kapı aralamıştı. O kapıyı daha da gerilere çekip sonuna kadar açmak her Arguvanlının üstüne düşen bir görevidir diye düşünüyorum. Çünkü; Arguvanın korunması ve büyümesini gerektiren kendine has ayrıcalıkları var, o da Arguvanlılara aittir.
Öyleyken, Türkü festivali denildiğinde akla ARGUVAN gelir. Tüm bundan bahseden dostlar Arguvan da Türkü Festivali der, yani önce Arguvan demeden festival demezler, çünkü türkü festivali Arguvana has idi ve o da laikiyle Arguvan da gerçekleştirildi.
Arguvanın, bu günkü üne kavuşmasının asıl nedeni de, öz kültürünün sanat yanını iyi işleyen tanıtan kendi değerleridir.
Festivallerin anlamı önemi ve eskilere kadar giden tarihi S. Kazım EROĞLU tarafından ustaca yazılıp anlatılmış. Ben de okudum. Ellerine sağlık diyorum.
Ancak; şu son senelerde birileri bize yada biz başkalarına Arguvanlıyız, dediğimizde kendimizde bir ayrıcalık hissederiz. Öyleyken, bakıyoruz Arguvan ismini duyan birileri Arguvanı bazı arguvanlıdan daha da çok sevmeye başlamış. Galiba o yanımızla biz bizi daha iyice tanıyamamışız, gibi geliyor bana.
Halbu ki, o bir ilkti, arguvanlılar ve Arguvan adına Dünya da bir ilkti. Oda laik olduğu yerde Arguvanda gerçekleşti.
Arguvan, 46 köy genellikle Oğuz Türkmenleri olarak, Anadolu topraklarına ayak bastıklarında Selçuklu ve Osmanlıların da eziyet ve baskıları yüzünden yer yer kaçarak bir bölümü 14 yy. başlarından itibaren bugün bulundukları bu yerlerde gizlenip köyleşirler.
Tarihinde bir sefer ilçe olarak Diyarbakıra bağlanmış olsa da, 1873 de yeniden Tahir adı ile nahiye olur. Halk bu karakol kontrolünde her yanlarıyla başlı başına içe kapalı bir yaşama alışmaya zorlanır.
1954 de tekrar Arguvan ismi ile yeniden İlçe yapıldı. Ancak, cumhuriyet döneminde de o halk hep ayrıcalığa tabi tutuldu. Hep de inanç gelenek ve görenekleri nedeniyle, yanlı uygulanan siyasetle ters düştü ve dışlandılar.
1960 lardan sora, çareyi yurt içinde ve dışarıda gurbette arayan yöre insanları, duygu
ve değerlerini vardıkları yerlere birlikte taşıdılar.
Dışlanmalardan da büyük ölçüde etkilenen, yetenekli birilerince duyarlı, duygulu anlamlı kulaktan yüreğe hoş inen, ürettikleri söz ve sesler, zaman zaman dışa vurdu, hep Türkü oldu.
Türkünün adı dünyanın hiç bir yerinde geçmez. Yalnız Anadolu da oluşan bu kültür ürünü apayrı bir ses olarak, Arguvan da kendine özge bir uslüp la yükseldi ve festivalle de daha geniş kitlelere yayıldı. Beğeniyle bir adını da Arguvan Ağzı koyan o ses, elden ele dilden de dile dolaşmaktadır.
Arguvan da Türkü festivali, Burasını da, zamanın Belediye Başk. S. M. Fidana dönemin Kaymakamı S. Kemalettin SAKİN, Arguvan da Türkü Festivali gündeme nasıl oturdu?, gayet iyi bilirler.
Sayın M. Fidannın koşuşturmaları ve dönemin Vakıf başkanı S.Sadık Kayhan ve arkadaşlarının çabaları, göreve sonradan gelen Kaymakam S.Özkan DEMİR ve tüm çevre il ve ilçelerin de desteğiyle taş tam da yerine kondu ve 1, Arguvan Türkü festivali gerçekleşmiş oldu. Kimse de o taşı kolay kolay yerinden oynatamaz.
Şimdiyse, 6, Festivalin , 26 -27 Temmuz da yapıyoruz deyip Belediye Başk. S. M. KIZILAY ilan etmiş. Müsait de bir tarih. Ancak, öylesi ağır bir sorumluluğun, başta vakıf la paylaşılmasında her açıdan yarar olacağı kanısı ağırlıkta. Zaten bundan önce ki tüm festivaller de Vakfın katkıları büyük ölçüde görüldü.
Bu seferinde de, yine birlikte hareket etmenin önemi S. Başk: KIZILAY tarafından da değerlendirilecektir diye düşünüyorum ve Sesten Selamete diyorum.


Saygı Sevgi Ve Muhabbetlerimle diyorum&

kazim kaya    07 Nisan 2008 04:45
değerli dostlarım arguvanı ilgilendiren ve bizleri tüm faliyetlerimizi arguvanlılar olarak hep beraber yapsak nasıl olur birde avrupa yakasına dernek açamazmıyız arguvanlı iş adamları lütfen işçilerinizin yöremizden olmasın özen gösterin. şimdi birlik zamanıdır. saygılar.

Ali Rıza UĞURLU    06 Nisan 2008 02:13
Yöre kültürümüzün içinde yetişen, Arguvan ve halk türkülerinin sevilen sesi,
Sayın Turan YALÇINKAYA için dayanışma gecesine öncülük eden;
Sevgili Süleyman KILIÇ ve ona destek olan tüm dost ve hemşerileri yürekten kutluyorum.
O akşama uzaklarda olmam nedeniyle katılamama gerekçemi üzülerek bildirirken, orada bulunup güzel bir dayanışma örneği sergileyecek olan herkesi sevgi saygı ve muhabbetlerimle, selamlıyorum.
Sevgili Turan YALÇINKAYA ya hazırlandığı bu güzel işte başarılar diliyor yolu açık olsun diyorum.

Ali Rıza UĞURLU

Süleyman Kılıç    05 Nisan 2008 13:03
TURAN YALÇINKAYA - ARGUVAN TÜRKÜLERİ

Sevgili Turan dostlarına merhaba diyor. 18 Nisan Cuma akşamı Labellada.
Turan Yalçınkaya Arguvan türkülerinin emekçisidir. O amatör ruhludur. Arguvan vakıf ve dernek etkinliklerinin, eş - dost toplantılarının vazgeçilmezidir. Çağırılır, gider. Hiç bir maddi beklenti içerisinde değildir. Turana hemen sahne al derler, alır. Programların ortasında çık derler, Turan çıkar. En son çık derler, Turan en son çıkar. O alçak gönüllüdür. Bunları hiç sorun etmez. Yıllarca doğduğu büyüdüğü yerin yani Arguvanın türkülerini o büyülü sesi ve sazıyla çalar söyler. Hiç bir zaman profesyonel bakmaz, bakmak istemez. Bu gün dostlarıyla birlikte olmak istiyor. Gecenin geliri ile ilk ve son olmak kaydıyla bir albüm çıkarmak istiyor. Böylece amaç Arguvan türkülerine yazılı bir kayıt düşmektir.
Arguvan türkü emekçisinin deyim yerindeyse türkü hamalının bu çalışmasına bütün Arguvanlı dostlar canı gönülden destekleyeceklerdir. Aynı zamanda Turan Yalçınkayaya bir vefa borcudur. Bu albüm çalışmasından sonra da Turan yine sazıyla ve sözüyle amatörce bildiği şekilde devam edecektir. Bütün Arguvanlı Turan Yalçınkaya dostlarını en azından bir bilet alarak bu güzel akşamı birlikte paylaşmaya davet ediyorum. Çok değerli sanatçılarımız ve müzisyenlerimiz katkı amaçlı bizimle birlikte olacaklardır. Yiyeceğiz, içeceğiz, hasret gidereceğiz, güzel bir müzik şölenini hep birlikte yaşayacağız. Sevgiyle dostça kalın. Süleyman Kılıç.


Turan Yalçınkaya Dostlara Merhaba Gecesi
Tarih: 18 Nisan 2008 Cuma Saat 19.00-24.00
Salon Labella Şişli
İrtibat ve bilet temini
Süleyman Kılıç: 0542 215 76 20
Yusuf Turgut: 0532 481 47 12
Mehmet Karaaslan: 0532 474 21 44

Ali Rıza UĞURLU    04 Nisan 2008 13:35
YETTİ DEYİN!

Dünya da görülebilen ve dayatılan bir yapılanmanın ömrü anlaşılan üzülerek diyorum belli bir süre daha devam edecektir.
Bunun adı, tüm yaşamı, sermayenin tek başına yönlendirme adıdır. Ne yazık ki;
yaşamı emeğine borçlu, sosyal dediğimiz büyük kesim, bu uygulamanın bildik bileli ayağı ve dayağı oldu.
Anımsayacak olursak, 1961 de yürürlüğe konan modern denilen, yani sosyal kesime örgütlenme ve hak arama yolunu açan 1961 Anayasası 1965 de iktidar olan (A P) ile ilk fırsatta sermayenin lehine değiştirilmeye başlandı.
Kendim ettim kendim buldum Böyle de devam ediyor.
Bu emek düşmanı partilere sunulan destek çekilmediği sürece, belasını bulanların sayısı az değil ve daha da çoğalacaktır.
Düşman diyorum, çünkü, Emeğin asıl düşmanı sermayedir

-Vatanım diyen emekçi; sermayenin vatanı yoktur!
-Milletim diyen emekçi; sermayenin milliyeti yoktur!
-Dinim diyen emekçi; sermayenin dini de yoktur! Bunlar Vatan, Millet, Din adına politika yaparlar. Ancak; Vicdanları arınıp, sevgileri, saygıları, merhametleri artmaz, paraları artar.
Öyleyken; bunlar bir de alınıp yasama meclisine oturtulursa, doğacak tüm olumsuzluklara da şaşılmamalıdır.
Türkiyede SSGSS yasası görüşülüyor, bu yasa ilerde bu günün emekçilerinin doğacak çocuklarını kapsayacakmış.
Bunu savunan yalnız emperyalizmin işbirlikçi, Ülkesi Milliyeti, Dini olmayan sınıfın temsilcileri değil, aynı zamanda, 1952 de kurulan, başından beri emeği sermaye adına yönlendiren, o ve benzeri emek adına seçilen, örgüt temsilcileri de var.
Yasa tartışılırken, şuna mal olur, bu kadar milyar gerekli, diyor, SSGSS Bakanı.
Bu insanlar nasıl ve neyle yaşar? Bunu diyen Bakan ve tarafından kimseler var mı?
Niye olsun ki? Onlar emekçileri arkalarından sürüklemesini bildikleri gibi, biri birlerini de iyi tutuyorlar. Kendi çocuklarının geleceğini de, sistemleri sayesinde güvencede biliyorlar.

Dünyanın bir çok yerinde ne yazık ki bu hep böyledir. Olmasaydı, bugünkü bu dünya bu haliyle böylesi bir dünya olur muydu?
Türkiye de, parsel parsel parçalanan emek kesimi, siz bir bütün olarak başınızı kaldırdığınızda, yalnız siz ve ülkeniz değil, Ortadoğu rahatlayacaktır!!!

YETTİ DE

Yaşıyorsun, üstün ölü toprağı
Silkin de kalk, bre insan yetti de
Bitti artık, kader yazma zamanı
Adam üstü, adam olmak bitti de

Nice devir geçtik, hani nerdeyiz
Sıkıyı zorladık, yine dardayız
Atladık sıçradık, aynı yerdeyiz
Zaman geldi, tamam ahır çattı de

Dededen babadan, miras asalet
Ovadır yayladır, tapu veraset
İki bin e girdi, kirli siyaset
Sabahı duyuran, horoz öttü de

Ali Rıza´m, hukuk hak ı dağıtsın
Ne savaş sömürü, ne baş ağrıtsın
Doğu batı, kardeş densin karışsın
Akan kanlar, artık bizi tuttu de

12.10.1999

Saygılarımla.

kazım eroğlu    03 Nisan 2008 22:59
ARGUVAN TÜRKÜ FESTİVALİ

Festivaller, insanoğlunun çok köklü bir geleneğidir; eski toplumlardan günümüze çeşitli biçimleriyle yansıtılır. En genel tanımla festival; bir toplumun, kendi kültürel mirasını kuşaktan kuşağa aktarmak için yaptığı toplumsal bir gösteridir. Eskiden ticari bir kaygı taşımadan yapılan ve kendi kültürel değerlerinin yeniden üretilmesine ve geleneksel hale getirilerek bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasına hizmet eden bu festivaller, günümüz kapitalist toplumunda daha çok işin ticarileşmesiyle gerçek amaçlarından saptırılmıştır. Günümüzde sanatın da ticarileşmesiyle sanat-kültür festivalleri de dahil bir çok festivallerin, piyasa güçleri tarafından yönlendirildiğini kolaylıkla görebiliriz.

Ulusal ve uluslar arası boyutta çeşitli müzik festivalleri yapılmaktadır. Arguvan Türkü Festivali, "türkü" niteliğiyle bu alanda bir ilki oluşturmaktadır. Bu durumdan dolayı da ayrı bir önemle değerlendirilmesi gerekir. Türküler, kaynağını halkın yaşamından alır; halkın gelenekleri, inançları, duyguları, kederi, sevinci, umutları, umutsuzlukları, sitemi, küskünlükleri, dayanışması, kavgası, ayrılığı, özlemi, sevdası, aşkı türkülere işlenmiştir. Ve bu türküler söyleyiş üslubuyla da bölge insanının ve bölgenin kimi karakterini, özelliğini yansıtır.

Arguvan Türkü Festivalinin amacı, yöre insanının kültürel birikiminin ticari bir kaygıdan uzak, çağdaş normlarda yeniden üretilmesini ve bu ürünün evrensel boyutlara çıkarılarak gelecek kuşaklara aktarılmasını hedefler. Bu amaca odaklanarak yapılacak çalışma bizlere başarıyı getirecektir. Sivil demokratik kurumlarıyla, yerel yönetimiyle, kültür elçileriyle ve tüm Arguvan halkıyla bu amacı gerçekleştirmeye dönük hareket tarzımızı belirlemeliyiz. Bu, her şeyden önce tüm yönleriyle birliktelik-dayanışma ve ortak paylaşım demektir. Dayanışma ve ortak paylaşım; sevgidir, aşktır, muhabbettir, barıştır, kardeşliktir. Bu özellikler ise Arguvan insanının genel karakteri, kültürüdür. Başka bir deyişle, Arguvan türküleri, bu türkülerin tarzıdır. Dayanışmanın ve ortak paylaşımın olmadığı yerde, Arguvan Türkü Festivalinin amacına dönük bir başarısından söz etmek pek olanaklı değildir.

Kimilerinin "ben de yaparım" mantığıyla demokratik bir anlayıştan ve paylaşımdan uzak bir tür emrivaki yaklaşımla, "gelen gelir gelmeyen gelmez" umursamazlığıyla, salt kendi kişisel egolarını tatmine yada olayı ticari bir kazanca dönüştürmeye dönük anlayış, festivalin özüne ve amacına aykırıdır. Bir çok insan "festival yapılsın da nasıl yapılırsa yapılsın,kim yaparsa yapsın" anlayışıyla işe yaklaşabilir; bu bir yerde doğal da karşılanabilir; ancak bir kurum yöneticilerinin ve bir sorumluluk taşıyan şahısların böyle bir yaklaşımla hareket etmesi kabul edilir bir şey değildir. Bu anlayış, olayı giderek amacından saptırarak içini boşaltır, yozlaştırır festivali bolca içki tüketildiği alelade bir olaya, gösteriye ve şova dönüştürür. Ve her yıl da bu noktada yeni tartışmaları ve yeni sorunları beraberinde getirir.

Türkü festivali doğru bir biçimde kavranıldığı zaman, vakıf ve derneklerimiz tarafından bu yılki festival çalışmalarının başlatılması arifesinde, Arguvan Belediyesinin, tüm Arguvan vakıf ve derneklerini dışlayarak, bu yıl yapılacak festivalin belediye tarafından organize edileceğini açıklamasının ne derece yanlış olduğu, festivalin amacına, özüne aykırı olduğu görülecektir.

Bu yıl 6.sının düzenleneceği Arguvan Türkü Festivali, "bizde bir festival yapalım" basit mantığıyla başlatılmış bir çalışma değildir. Öncelikle bu türkü festivalinin Arguvan toplumunun tarihsel köklerindeki bir pınar kaynağına, bir kültürel birikime dayandığını bilmeliyiz. Bu bilinmeden ve kavranılmadan festival amacına uygun olarak da yapılandırılamaz. Bir festivalin ortaya konulabilmesi için kültürel bir varlık bir birikim işin olmazsa olmazıdır; ama salt bu da yeterli değildir. Eğer bu yeterli olsaydı 10,20 yıl önce de bu festival yapıla bilinirdi. Bu noktadan baktığımızda işin bir de bu birikimin gün yüzüne çıkarılması, sahiplenilmesi , olgunlaştırılması ve ulusal boyuta taşıma evresini görmeliyiz. Bu her şeyden önce örgütlü bir çabanın sonucudur. Bu evrede kurumsal bazda vakıf ve derneklerimizin bireysel bazda sanatçılarımızın, ozanlarımızın, şairlerimizin, yazarlarımızın emeklerini ve özverili çabalarını yadsımak olanaklı değildir. Demek oluyor ki Arguvan Türkü Fetivali, geçmişin kültürel mirası ve bu mirasa sahip çıkan kurumlarımızın ve kültür adamlarımızın uzun yıllara dayanan çabası ve emekleri ile ortaya konuldu ve şekillendirildi.

Bu zamana kadar yapılan festivallerin de demokratik kurumlarımız tarafından organizasyonunun üslenildiğini ve yapıldığını herkes bilmektedir. Bu yapılırken de hiç bir zaman Arguvan yerel yönetimleri dışlanmamış tam tersine her boyutta destekleri aranmıştır. Kurumlarımızın bu yaklaşımına karşın Arguvan Belediyesinin anlaşılmaz tutumla bir tür dışlayıcı yaklaşımı anlaşılır bir davranış değildir. Arguvan Belediyesinin ortaya koyduğu bu tavrın mutlaka bir gerekçesi olmalıdır. Umut edilir ki, Belediyemiz bu konuda Arguvan halkının tereddütlerini giderecek gerekli bir açıklamayı yapar yada bu yaklaşımdan vazgeçerek tüm Arguvanlıları kucaklayıcı, paylaşımcı bir yaklaşımı ortaya koyar.

Arguvan Türkü festivalinin amacına uygun gerçekleştirilmesi ve başarısı için; her türden kişisel yada kurumsal hesap ve kaygılardan uzak,köylerinde içinde yer aldığı Arguvan yerel yönetimlerin ve yöre dışında bulunan Arguvan vakıf ve derneklerinin ortak dayanışması ve paylaşımı ilkeselliği temelinde yapılandırılmalıdır.

Saygılarımla.

abdullah yılmaz    03 Nisan 2008 14:21
tüm mamaharlılara saygılarımı sunarım ev dünyası etimesgut ankara

BULENT KURU    03 Nisan 2008 11:32
RADYO ARGUVAN EMEKTARLARINA SEVGI VE SAYGILARIMI SUNUYORUM AYRICA ARGUVAN TURKULERININ HER DAIM YASAMASI ACISINDAN HAYLI KATKIDA BULUNMAKTADIR. ARGUVAN YORESI INSANININ DUYARLI VE ONURLU YASAM BICIMINI HER DAIM SURDURECEGINE INANIYORUM.

hanım arslan    02 Nisan 2008 16:13
çok güzel bi radyo zevkle dinliyorum bu radyoya emeği geçen herkese çok teşekür ederim başarılarınızın devamını dilerim sevgiyle kalın

Ali Murat Balkan    02 Nisan 2008 13:45
Herkese Merhaba; Arguvan Belediyesinin yada Vakıfın festivale destek verip vermemesi konusunda niye insanlar fevri davranırlar anlamış değilim. Ama bir gerçek var oda Festivalin yapılacak olmasıdır. Daha önceleri de buna benzer sıkıntılar yaşanmadımı? Belediye yapıyor olabilir ama belediye yaparkende kimse bana maddi yada manevi destek olmayın demiyor. Unutmayalımki kurumlar her zaman kalıcı bireylerse emanetçidir. Bu vakıf içinde belediye içinde geçerli. Fiili olarak içinde bulunmayabilirsiniz ama unutmayalımki bu festival ARGUVAN için yapılıyor. Küsmelerle kırılmalarla bir karınca boyu ileleyemeyiz. Benim için Festivali kimin yaptığı değil, yapılıp yapılmayacağı önemli. Kurular destek vermezse bireysel olarak binlerce arguvanlı var. UNUTMAYALIM kurumlar bieylerle ayakta durar. Hoşça ve dostça kalın.


1689
Defterdeki Mesajlar